Tüm Yazılar

Risk üstüne risk!

  • 2014-12-01 15:59:41 Tarihinde Yazıldı

“1940’lı yıllarda kent planlama çalışmaları yapan mimarlar: İzmit ve çevresinin tarihi ve doğal güzellikleri korunarak, cazip bir sahil kenti olarak varlığını sürdürmeli, ekonomik kalkınma uğruna karaktersiz bir kent olacağına, karakterli bir taşra kenti olması daha uygundur ” sözünü, yazılarımda sık sık kullanırım.

Çünkü çocukluğumda, yaşadığım kasabadan 100 kilometreye yakın yolu kat ederek, pırıl pırıl denizinde yüzmeye geldiğimiz, tenekeler dolusu midye topladığımız ve 35 yıldır yaşadığım Kocaeli’nin, her geçen gün kötüye giden  içleracısı haline çok üzülüyorum.

2006 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Çevre Komisyonu raporunda

“Artık sanayiye doymuştur, çakılacak tek bir çivi olmaması gerekir” denilen kent hala sanayi sektörü için iştah kabartan bir seçim olmaktan çıkmadı.

Bunun önemli sebepleri var elbette.

Asya’yıAvrupa’ya bağlayan kara ve demiryolunun ilimizden geçmesi;

Kara ve demiryolunun yanı sıra,  hava ve deniz yolları ile bağlantılı olması vs. sanayi kuruluşlarının karlılık oranını artırıyor dolayısı ile her geçen gün yeni tesisler kuruluyor ya da kurulu tesisler kapasite artırımına gidiyor.

Bu tesislerden biri de Körfez’ de bulunan Gübretaş Fabrikası…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının,37 bin 200 metreküplük amonyak depolama tankı projesi hakkında, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumludur kararı vermiş ve bu karara karşın açılan davanın keşfi için tayin edilen bilirkişiler de,yaptıkları keşif ve inceleme sonucu hazırladıkları raporda, olumsuzluk görmediklerini açıklamışlar. Bu duruma çok şaşırdım zira bölgede oturanlar ÇED toplantısını protesto edip yaptırmamış hatta  “ÇED Toplantısı yapılmamıştır”diye imzalı tutanak tutturmuşlardı.

***

Bilirkişi raporunu bir kenara, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentimizin sanayi açısından, üretim, depolama ve taşıma konusunda zaten her türlü kimyasal riskle karşı karşıya olduğunu bilmiyor mu?

Söz konusu amonyak tanklarının kapasite artırımı için projenin yapılması düşünülen bölgede, sanayi ile yerleşimin iç içe olması, yanıcı ve parlayıcı maddelerin üretimi ve depolanması faaliyetlerine yakın olması nedeniyle insan ve çevre sağlığı açısından büyük risk oluşturacağını bilmiyor mu?

Sadece kentimizin değil, tüm Türkiye’nin can damarı olan ve daracık sahil bandına sıkışmış bulunan, demiryolu ve iki ana kara yolunun geçtiği bir yerde, üstelikte birinci derece deprem bölgesinde böyle bir tesisinin kurulması, risk teşkil etmiyor mu?

***

Amonyağın çok zehirli ve aynı zamanda patlayıcı, parlayıcı özelliklere sahip bir madde olduğunu bilmek için bilim adamı olmaya gerek yok.

Uzmanların anlattığına göre, olası bir kazada gaz kaçağı olursa, amonyağı süzen hiçbir maske olmadığı için, orada yaşayan canlılar boğularak ölecektir. Ya da olası bir depremde elektrik kesildiğinde, jeneratörler devreye girmezse, sıvı halindeki amonyak, gaz haline geçecek ve tanktaki basınç nedeniyle patlama olacaktır.

Bu patlamanın ise iki Hiroşima bombası şiddetinde olduğu telaffuz ediliyor.

Biz Dilovası’nın kirliliğine çözüm bulmaya çalışırken, kentimiz her geçen gün risk üstüne risk alıyor.

 

Yazık çok yazık!


Tüm Yazıları

  • G(ö)REVDEYİZ!

    2015-03-29 15:11:41 Tarihinde Yazıldı
    G(ö)REVDEYİZ!

    13 Mart’ta, Türk Tabipler Birliği öncülüğünde, sendika ve meslek odalarının aldığı karar doğrultusunda, doktorlar ve sağlık çalışanları G(ö)REVDEYİZ yazılı pankartlarla bir günlük iş bırakma eylemi yaptılar. Kocaeli Tabip Odası Sekreteri yaptığı konuşmasında“Özelde ciro, kamuda performans baskısı,yönetici-amir baskısı, kötü muamele, yıldırma, şiddet tehdidi; Havasız penceresi

    // DEVAMI
  • Bakalım...

    2015-03-02 09:41:52 Tarihinde Yazıldı
    Bakalım...

    Öyle garip bir kent de yaşıyoruz ki! Herkes “Kocaeli sanayiye doydu artık tek bir çivi bile çakmamak gerekir” derken; Neredeyse her ay yeni bir tesis kapasite artırımı için başvuruyor.   Sonra usulen bir ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) yani Halkın katılımı toplantısı yapılıyor; halkın katılmadığı. Sağdan say beş soldan say beş, hep aynı kişiler…  Neden? Yörede yaşayan halk,

    // DEVAMI
  • 2015-03-02 09:40:48 Tarihinde Yazıldı

    Öyle garip bir kent de yaşıyoruz ki! Herkes “Kocaeli sanayiye doydu artık tek bir çivi bile çakmamak gerekir” derken; Neredeyse her ay yeni bir tesis kapasite artırımı için başvuruyor.   Sonra usulen bir ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) yani Halkın katılımı toplantısı yapılıyor; halkın katılmadığı. Sağdan say beş soldan say beş, hep aynı kişiler…  Neden? Yörede yaşayan halk,

    // DEVAMI
  • Gemicik alamazlar!

    2015-02-22 12:08:33 Tarihinde Yazıldı
    Gemicik alamazlar!

    Geçenlerde, mahallemizdekibüfeden alışveriş yaparken, bir öğrenci içeri girdi. Elinde iki sakız vardı. Sakızların parasını ödemeden önce,  kent kartını uzattı ve “ Bakabilir misiniz, ne kadar bakiye kalmış?” dedi. Büfenin sahibi önce kızdı. “Hep böyle yapıyorsunuz” diye söylendikten sonra; “1.75” dedi. Sesi yumuşamıştı. “Yetiyor mu?” derken… Gen&cc

    // DEVAMI
  • Lahana tarlasında OSB olmaz!

    2015-02-16 13:19:09 Tarihinde Yazıldı
    Lahana tarlasında OSB olmaz!

    Sakarya’nın Kaynarca ilçesinin Müezzinler Köyü’nde 3 bin 150 dönümlük tarım arazisinde, Makineciler İhtisas OSB (Organize Sanayi Bölgesi)’nin kurulacağını öğrenir öğrenmez, Kocaeli Kent Grubu olarak soluğu orada aldık. Önce,Organize Sanayi Bölgesinin kurulacağı Güven Mahallesi Doğantepe mevkiini, gezdik, inceledik, araştırdık. *** Bir yanda lahana ve fiğ ekili, yemyeşil tarlalar&hell

    // DEVAMI
  • Güvenmek, güvenilmek...

    2015-01-29 13:51:22 Tarihinde Yazıldı
    Güvenmek, güvenilmek...

    İnsan ilişkilerinin temeli güvene dayanır... Anne karnında dokuz ay geçiren insanoğlu, ömür boyu bu güvenli ortamı arar. Doğduğu andan itibaren ailesi tarafından bütün gereksinimleri karşılanan çocuk; kendini önemli hisseder ve sorumluluk duygusu gelişmeye başlar. Yakın çevrenin de özen göstermesi ile güven duygusu pekişir. Güven ve sorumluluk bilincinin gelişmesi, bireyin geleceğinin şekille

    // DEVAMI
  • Çocuk da yaparız, kariyer de!

    2015-01-05 10:53:19 Tarihinde Yazıldı
    Çocuk da yaparız, kariyer de!

    2015 yılına girdiğimiz günün ilk saatlerinde, Sağlık Bakanının  “Anneler, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamalıdır” sözleri ile sarsıldık, şok olduk! *** Fransızca kökenli  “Kariyer” ne demek?  Önce ona bir bakalım. Türk Dil Kurumu’na göre: Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık. Vikipedi’ye göre: Kariyer k

    // DEVAMI
  • Betonlaşan şehirlerde, betonlaşan yürekler!

    2014-12-29 11:09:17 Tarihinde Yazıldı
    Betonlaşan şehirlerde, betonlaşan yürekler!

    Hayvan sever olmak, sokak hayvanlarını beslemek suç mu? Hele ki havaların soğuduğu kış aylarında, barınacak yer,  yiyecek ve su bulma zorluğu çeken hayvanlara sahip çıkmak; Soğuktan donmamaları, açlıktan ölmemeleri için önlem almak suç mu? Son hızla betonlaşan şehirlerimiz gibi, yüreklerimiz de mi betonlaşıyor?  Bu sorular, hem evinde kedi besleyen hem de sokağında ki kedilere elinden geldiğince

    // DEVAMI
  • Aile hekimlerinin isyanı...

    2014-12-17 10:32:49 Tarihinde Yazıldı
    Aile hekimlerinin isyanı...

    Geçtiğimiz hafta; Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Merkezi Çalışanları, Çalışma saatleri ve nöbet sistemini protesto etmek için, bir günlük iş bırakma eylemi yaptılar. Ben deduyarlı arkadaşlarımla birlikte, sağlık çalışanlarımızın bu haklı eylemlerinde yanlarındaydım. *** 26 yıldır dişhekimliği mesleğini icra ediyor olmam veeşimin doktor olması nedeni ile sağlık camiasının içinde olmamızelbe

    // DEVAMI
  • Çok şey mi istiyorlar?

    2014-12-10 15:10:36 Tarihinde Yazıldı
    Çok şey mi istiyorlar?

    İzmit’te yaşayanların son zamanlarda en rahatsız olduğu konu sık sık tekrar eden elektrik kesintileri. Kesintiler yüzünden, asansörde mahsur kalan mı istersiniz, banyoda sabunlu kalan mı? Yemeği fırında kalan mı istersiniz, çamaşırı makinada kalan mı? Kombiler çalışmadığı için evlerin buzhaneye dönmesi ise cabası… *** Elektrikle yaşamaya o kadar alışmışız ki, yarım saat kesinti bile,  insanı

    // DEVAMI
  • Risk üstüne risk!

    2014-12-01 15:59:41 Tarihinde Yazıldı
    Risk üstüne risk!

    “1940’lı yıllarda kent planlama çalışmaları yapan mimarlar: İzmit ve çevresinin tarihi ve doğal güzellikleri korunarak, cazip bir sahil kenti olarak varlığını sürdürmeli, ekonomik kalkınma uğruna karaktersiz bir kent olacağına, karakterli bir taşra kenti olması daha uygundur ” sözünü, yazılarımda sık sık kullanırım. Çünkü çocukluğumda, yaşadığım kasabadan 100 kilometreye ya

    // DEVAMI
  • 22 Kasım...

    2014-11-19 08:05:43 Tarihinde Yazıldı
    22 Kasım...

    Bu yıl, bilimsel diş hekimliğinin kuruluşunun 106. yıl dönümü… Her yıl olduğu gibi,  bu yılda 22 Kasımı içine alan hafta ( 17-23 Kasım)  Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası olarak kutlanıyor. Tüm meslektaşlarımın “Diş hekimliği günü”kutlu olsun…   ***   22 Kasımlar, bir taraftan toplumun ağız diş sağlığı bilincini artırmak üzere yapılan etkinlikler, diğer taraftan

    // DEVAMI
  • Şafak Töreni’ndeydik…

    2014-05-10 16:15:43 Tarihinde Yazıldı
    Şafak Töreni’ndeydik…

    Geçen hafta yazdığım köşe yazım da;  “Bu yıl 23 Nisan tatilini fırsat bilip, uzun zamandır planladığımız Çanakkale’de, ANZAC (Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu)’ların torunlarının yaptığı anma törenine katıldık. Daha önce eşim ve oğlumla 18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Törenlerine katılmıştık. Ancak 25 Nisanda, Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye Cumhuriyeti devletini

    // DEVAMI
  • Yunanistan'da başaran Türkler...

    2014-04-30 16:15:33 Tarihinde Yazıldı
    Yunanistan'da başaran Türkler...

    Bu yıl 23 Nisan tatilini fırsat bilip, uzun zamandır planladığımız Çanakkale’de, ANZAC (Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu)’ların torunlarının yaptığı anma törenine katıldık. Daha önce eşim ve oğlumla 18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Törenlerine katılmıştık.Ancak 25 Nisanda, Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin birlikte düzenlediği ve ANZAC’ların torunlarının ka

    // DEVAMI
  • Allah kimseyi umarsız hastalık vermesin!

    2014-02-04 18:49:46 Tarihinde Yazıldı
    Allah kimseyi umarsız hastalık vermesin!

    Sağlık Bakanlığı, 2005 yılından beri sağlık reformu yapıyor ya; Herkes mutlu, herkes çok mesut. Bakanlığın bu reformundan sonra, ülkemizde ki tüm hastaneler, doktorlar ve hastalar, derin bir nefes aldı… Herkes, kuyruk beklemeden, istediği hastane de, istediği doktora muayene oluyor, istediği eczaneden ilacını alıyor… Her ailenin özel bir doktoru var. Yani ortalık güllük gülistanlık! Öyle değil mi? ***

    // DEVAMI
  • Hala anlayamıyorum..!

    2013-11-22 14:28:42 Tarihinde Yazıldı
    Hala anlayamıyorum..!

    Bu hafta, Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası ve 22 Kasım da, Dişhekimleri Günü… Sadece zor durumlarda aklınıza gelen hani dayanılamayacak en önemli 3 ağrıdan biri olan, sabahlara kadar zıp zıp zıplatan “diş ağrısı”nı (diğer ikisi doğum ve böbrek) dindiren hekimlerin günü… Tüm dişhekimlerinin “Dişhekimleri Günü” kutlu olsun. *** Kentimizde büyük özveri ile ç

    // DEVAMI
  • Yerel seçimler, adaylar ve sorular

    2013-09-27 09:17:56 Tarihinde Yazıldı
    Yerel seçimler, adaylar ve sorular

    Yıllar önce, Martin Luther King, ‘‘Eğer bir kimsenin işi sokakları süpürmekse, o kimsenin sokak süpürüşü, Michelangelo’nun resim yapışı, Beethoven’ın senfoni besteleyişi veya Shakespear’in şiir yazışı gibi olmalıdır. O sokakları o kadar iyi süpürmelidir ki, cennetin ve dünyanın sakinleri bir an durup şu sözü söyleyebilmelidir: Buradan büyük bir sokak süpür

    // DEVAMI
  • İşimiz gücümüz yok!

    2013-08-21 09:28:01 Tarihinde Yazıldı
    İşimiz gücümüz yok!

    Geçtiğimiz gün, kentimizin Yarımca Sahilinde yapımı devam eden, Dubai Port Limanı’nın yöneticiler, bir toplantı düzenledi. Bu toplantı, basına, “halkın katılım toplantısı” ya da diğer adıyla “çevresel etki değerlendirmesi (ÇED”) olarak yansıdı. Ancak komik olan bir durum vardı… Herkese açık olması gereken, bizim ÇED sandığımız, onların  “halkı bilgilendirme t

    // DEVAMI
  • Palalı Adam!

    2013-07-16 10:14:42 Tarihinde Yazıldı
    Palalı Adam!

    Birkaç gün önce, Taksim Gezi Parkı protestocularına, pala ile saldıran, sağa sola koşuşturan, insanları yaralayan adam; bir kadına tekme atıp, sırtına pala ile vurduğu için pişmanmış! (Haberlere göre saldırgan palalılar aslında daha fazlaymış ancak kameralara takılan o olduğu için, Palalı Adam o oldu.)  Palalının pişmanlığı, eline pala alıp, sokaktan geçenlere saldırıp, yaraladığı için değil;

    // DEVAMI