Tüm Yazılar

Karaosmanoğlu’na 12 bin lira borçluyum

  • 2014-04-23 16:00:57 Tarihinde Yazıldı

İnsanların hayatlarında inişli çıkışlı evreler vardır. Her gün, hafta, ay veya yıl hep dilediğimiz gibi geçmez. Zaten sıkıntıları, üzüntüleri yaşamasak mutluluğun tadını alamayız. Yaşadığımız her gün mutlu, keyifli geçip günler hep yolunda gitse yaşadığımız şeylere, ‘Mutluluk’ adını veremeyiz çünkü adının mutluluk olduğunu dahi bilemeyiz.

Şahsım adına öylesi bir evreyi, 2.5 yıl süreyle yaşayıp geride bırakmış oldum. Hala izleri sürüyor. O dönemin kaçınılmaz ve asla pişman olmadığım maddi borçlanmalarının önemli kısmı eridi, kalan kısmı da herhalde sene sonuna kadar sıfırlanmış olacak.

Bir de durduk yere borçlanmalar var. Bedeli 6 bin lira olan cümleler. Hani kitap yazsam, tanesi 10 liradan 600 tane satsam kar değil ama hasılat 6 bin lira.

Bir cümle yazdım: Borcum, 6 bin lira.

Ben o cümleyi yanılmıyorsam 2006 yılı idi. Çağdaşkent’te çalıştığım bir süreçte yazdım. KBB Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na KBB’nin bir Meclis toplantısında CHP’li bir meclis üyesi, yanılmıyorsam Bizim Kocaeli Gazetesi’nin bir haberini göstererek, haber konusunun aslı astarını sormuştu.

Karaosmanoğlu, “Onlara kemik atmadığım için yazıyorlar” türü bir cümle ile yanıt vermişti.

O gün o toplantıda değildim ama il gazetelerinin neredeyse tamamında veya bir kısmında yer aldı, okumuştum.

Başkan Karaosmanoğlu bu sözüyle öncelikle gazetenin o haber ve iddiasında her ne yazıyorsa doğruladı. Çünkü haberi yalanlamadı veya yalanlayamadı.

Basına ve “basın”a aleni hakarette bulundu. Şu çok net ki kemik ifadesinden esasla onlara yönelik olarak köpek kelimesini, dilimizin esnekliğinden ötürü hakaret sayıldığından esasla, hakaret dilinde ama örtülü şekilde kullandı. Karaosmanoğlu, Allah’ın yarattığı bir canlının adını ağzına, hakaret diliyle örtülü olsa da aldı.

Şahsım adına ben de köşe yazımda konuyu sorguladım.

Kemik atıp susturduklarını ve kaç liralık kemik attığını açıklamasını istedim.

Açıklamazsa aynı hakaretin kendisi için geçerli olduğunu da ifade etmiş oldum galiba o sinirle. İpin ucu mu kaçtı ne, özetle davalı oldum. Şahsımın da bir dizi ihmalinin etkisiyle mahkemede 6 bin lirayı şahsıma ve Çağdaşkent’in imtiyaz sahibi Haşim Gündoğar’a kitlediler.

Mahkemenin karar verdiği duruşmasında Karaosmanoğlu’nun basına yönelik olarak o sözü sarf ettiğine dair şahitlerimin olduğunu söyledim, şahitlerim dinlenmedi.

Hakaret cümlesinin yazı bütününden cımbızla çekilip alındığını anlatmaya çalıştım, olmadı.

Hakaret cümlemin tahrik sonrası türediğini belirtip tahrik indirimi girişim sanırım fayda etmedi. Ya da etse de Hakim Bey izah etmedi. Tahrik indirimli veya indirimsiz, 6 bin lirayı kitledi.

Bu arada şunu aleni olarak ifade ederim ki Başkan Karaosmanoğlu kurumun veya şahsının türlü alengirli işlerinin haber ve yorum konu edilmemesi için kimi “basın”a kendi tabiriyle “kemik” atıyor. Çünkü o yoruma ne aksini iddia eden yazılı açıklama geldi. Ne de mahkemeye öyle bir savunma. Karaosmanoğlu meselenin o kısmına sessiz kalarak şahsım dahil bu halkın kaynaklarını “basın”a “kemik” olarak attığını itiraf etti.

Sonra araya ismi lazım değil birileri girdi. Şahsıma Karaosmanoğlu’nun tazminat davasından çekildiğini, şahsımdan öyle bir paranın tahsil edilmeyeceğini belirtip her ikisi de bu durumun kendi çabaları ile olduğunu söyledi. Her ikisi de şekil o ki, yalan söylemiş. Her ikisini de karakter ve yapı olarak çözdüğüm için, al birini vur öbürüne tipler işte.

Ve yine özetle şahsımın bankadaki bir hesabının bir bakiyesi ile Çağdaşkent’in bir başka hesabına, aradan 6-7 yıl geçtikten sonra geçtiğimiz aylarda haciz geldi. Şahsım adına ödeyebileceğim bir meblağ olmadığı için bedeli cezaevinde ödemeyi denedim ama olmazmış. O davalar sadece para davasıymış.

Parayı asla ödeyemeyeceğimden ve 6 bin lirayı hiçbir zaman bir arada görmemiş olmamdan esasla ikili görüşmeler ile çözeyim dedim. AKP İlçe Başkanı Cemalettin Kaflı, Kocaeli Milletvekili Mehmet Ali Okur, Karaosmanoğlu’nun baş danışmanı Ömer Polat ve en nihayetinde KBB Meclisi’nin bu dönemki ilk toplantısında bizzat Karaosmanoğlu ile tazminat davasından geri çekilmesi talebiyle bir dizi görüşmem oldu. Tık çıkmadı.

Niçin 6-7 yıl aradan sonra dosyanın adeta sumen altından niye çıkartıldığı bu yorumun soru işaretidir. Ben şahsımın banka hesabına gelen haczin ana gerekçesini, Vergi Dairesi’ne olan bin TL civarlarındaki bir borcumdan esasla olduğunu sanmıştım. Gerekçenin farklı olduğunu, Çağdaşkent’in hesabına da haciz geldiğini aylar sonra niye Çağdaşkent’ten değil de bir başkasından duydum. Bir diğer soru işaretidir. Ama şunu aleni ifade etmekte fayda var. Ben Çağdaşkent’ten Adnan’a her ne sözüm varsa direk yüzüne söyledim. Ben Adnan olmadığım için arkasından konuşmadım. Ben Adnan olmadığım için asla bir dönemler +18 sözler sarf ettiğim, kendi “gazete”mde verdiği röportajdaki bir cümleyi cımbızla çekip belediye başkan adaylığının önüne geçtiğim kişiyle daha sonra gayet “ahlaki” temeller çerçevesinde “kanka” olmadım.

Ve Adnan’ın Çağdaşkent’te 2006 yılındaki o yorumumun altına buradan bir kez daha imza atıyorum.

Başkan Karaosmanoğlu’na borcumu ikiye katlıyorum. 12 bin lira borçlanıyorum.

Ve ısrarla Başkan Karaosmanoğlu’ndan rica ediyorum. Kimlere kemik atıp susturduğunu açıkla. “Herkesin” Başkanı’sın ya. Bir günlüğüne, birkaç dakikalığına harbiden Herkesin Başkanı ol. Gömlek değiştirdiğin günden bu yana bir kere olsun yürekli ol, cesaretli ol, adaletli ol. Her neye inanıyorsan onun aşkına, hangi “gazete” ve “gazeteci”ye hangi haltının yazılmaması için kaç liralık “kemik” attığını açıkla. O kemikleri şahsım dahil halkın kaynağından, cebinden, kasasından attın. Halkın bir bireyi olarak benden az alıp atmışsın. Ekstradan 12 bin liramı daha al. Ama bir kereliğine, bir günlüğüne, birkaç saatliğine, birkaç dakikalığına halkın belediye başkanı ol da, açıkla. 12 bin lira kesmezse ara, söyle. Bir yorum daha patlatayım. 24, 48, 96…. bin lirada fit olalım. Ama açıkla…

Ben 2006’da yazdığım yorumun altına bir imza daha attım. Sen bir kere olsun ağzından çıkan söze sahip çık ve açıkla…


Tüm Yazıları

  • Karaosmanoğlu’na 12 bin lira borçluyum

    2014-04-23 16:00:57 Tarihinde Yazıldı
    Karaosmanoğlu’na 12 bin lira borçluyum

    İnsanların hayatlarında inişli çıkışlı evreler vardır. Her gün, hafta, ay veya yıl hep dilediğimiz gibi geçmez. Zaten sıkıntıları, üzüntüleri yaşamasak mutluluğun tadını alamayız. Yaşadığımız her gün mutlu, keyifli geçip günler hep yolunda gitse yaşadığımız şeylere, ‘Mutluluk’ adını veremeyiz çünkü adının mutluluk olduğunu dahi bilemeyiz. Şahsım adına öylesi bir e

    // DEVAMI
  • Sedat Tüze işkenceyi 1980'de değil, 2014'de gördü

    2014-04-14 16:07:33 Tarihinde Yazıldı
    Sedat Tüze işkenceyi 1980'de değil, 2014'de gördü

    Gebze Belediyesi eski Başkanı Sedat Tüze’nin vefatını ilk yanılmıyorsam Nefes Haber Ajansı duyurup genele de pas etti. Kurduğu “haber”de, “…12 Eylül darbesi ile görevden alınmış ve işkencelere maruz kalmıştı” ifadesi de yer aldı. Halbuki Tüze ile geçtiğimiz yıllarda yaptığım bir röportajda kesin bir dille ifade etmişti: “Gözaltına alındım. Sorgulandım. Ama işkence görmedim.&rdq

    // DEVAMI