Çalışanların yarısı açlık sınırının altında

  • Çalışanların yarısı açlık sınırının altında

Emek Partisi Gebze ilçe başkanı Hasan Atik, yaptığı yazılı basın açıklamasında asgari ücretin vergiden muaf tutulması ve insanca yaşanabilir bir seviyeye çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Atik açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk görüşmesini 2 Aralık tarihinde gerçekleştirecek. Açlık sınırının 2.103 TL, yoksulluk sınırının 6.850 TL olduğu ülkemizde; asgari ücret 2020 TL. Türkiye'de çalışanların yüzde 43'ü asgari ücretle çalışıyor. Başka bir deyişle ülkemizde çalışanların neredeyse yarıya yakını açlık sınırının altında bir yaşama mahkum ediliyor. Yetmiyor, elektrikten doğalgaza, tüm temel tüketim ürünlerine ve hizmetelere ardı ardına zamlar geliyor ve emekçiler için yaşam koşulları gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor. Milyonlarca işçi ve ailesinin gözü kulağı bu görüşmelerde ve emekçiler bu görüşmelerden kendi lehine bir sonuç çıkmasını bekliyor, arzu ediyor.

Asgari ücrete gelen zam tüm işçileri ilgilendiriyor

Asgari ücrete gelecek zam oranı sadece asgari ücret alanları değil bütün çalışanları doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü asgari ücrete gelen zam oranı genel ücret artışlarını da etkilemektedir. Asgari ücrete gelen zammın ardından tüm çalışanlar kendi ücretlerinin de aynı oranda artmasını talep etmekte, bu zam oranı düşük olursa da patronlar tüm çalışanlara düşük zam dayatmaktadır. Böyle bakıldığında asgari ücret görüşmeleri, bu görüşmelerde Hükümetin takındığı tutum işçi ve emekçiler açısından bir turnusol kağıdı işlevi görmektedir. Bu Hükümet kimin yanındadır, işçilerin mi, yoksa patronların mı, bunu anlamak için bu görüşmelerden çıkacak sonuca bakmak yeterlidir.

Asgari ücrete zam “hükümet-patron ittifakıyla” belirleniyor, sonuç sefalet ücreti oluyor.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu; 5'i hükümet, 5'i işveren ve 5'i işçi temsilcisi 15 kişiden oluşuyor. Komisyon kararlarını oy çokluğu ile alıyor ve karar kesin bir nitelik taşıyor. İşçi tarafının karara itiraz hakkı bulunmuyor.  Karar, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giriyor.

Komisyonun bileşimine bakılırsa Hükümetin “ne yapayım elim, kolum bağlı” deme şansı yok.  Hükümet hangi tarafı seçerse o tarafın teklifi kabul edilecek demektir.

DİSK Araştırma Merkezi'nin raporuna göre; 2000-2017 yılları arasında 18 kez yapılan asgari ücret görüşmelerinde, işçi tarafı 13 kez saptanan asgari ücrete itiraz etmiş ve bu yıllara ilişkin asgari ücret düzeyi hükümet ve işveren tarafının ittifakıyla alınmıştır. Sonuç; işçi için sefalet ücreti olurken patronlar yine kazanan taraf olmuştur.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu Cumhurbaşkanı'na bağlandı

Asgari Ücret Tespit Komisyonun işçiler için bu dezavantajlı konumu Hükümet için yeterli olmamış olacak ki; 10 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İş Kanunu'ndan çıkartılarak, Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı içine alındı. Bu durumda komisyonun yapısı Cumhurbaşkanı tarafından tek başına değiştirilebilecek. Yani komisyonun yapısının işçilerin çıkarına olmadığını düşünen Cumhurbaşkanı işçi tarafının sayısını arttırarak işçilerin elini güçlendirebilir. Öyle ya, kendi maaşı asgari ücretin fersah fersah katı olan Erdoğan, bu adaletsizliği görerek asgari ücretin insanca bir seviyeye çıkarılması için “tek adam rejiminin” kendisine verdiği sınırsız yetkileri emekçiler lehine kullanabilir!

Vergiler emekçilere hizmet olarak dönmüyor, patronların kasasına giriyor

Hükümet ekomomik krizin faturasını emekçilere keserken teşvik adı altında yaptığı düzenlemelerle patronlara kıyak üstüne kıyak yapıyor.  İşsizlik sigortası fonundan işsizler yararlanamazken fon patronlar için kaynağa dönüştürülmüş durumda. İşçiye “kaynak yok, kriz var” denirken bir de vergi vermeyenler var. Geçtiğimiz yıl sadece 17 tane patronun, sermayedarın 3 Milyar TL’lik vergi borcu silindi. 2008 yılında yapılan bir düzenleme ile patronların SGK prim payının 5 puanı bütçeden karşılanmaya başlandı. Emekçiler asgari ücretle açlık sınırının altında ve borç içinde yaşarken, üstelik SGK primi ödemesine rağmen muayene ücreti, ilaç parası gibi sağlık hizmetlerinden para ile yararlanırken patronların imdadına yine Hükümet yetişti ve patronların yükümlülükleri emekçilerin sırtına yıkıldı. Emekçilerin ödediği vergilerin emekçilere parasız sağlık, parasız eğitim, yol, su, elektrik olarak dönmesi gerekirken patronların kasasına girdi.

Asgari Geçim İndirimi (AGİ) ile asgari ücret yüksek gösteriliyor

1 Ocak 2008 yılı itibariyle vergi iadesi uygulaması kaldırıldı ve bunun yerine Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması başlatıldı. AGİ işçinin medeni durumu ve çocuk sayısına bağlı olarak artmaktadır. O tarihten bu güne de; AGİ’nin dahil edilmesiyle net asgari ücret olduğundan yüksek gösterilmeye başlandı. Oysa AGİ patronlar tarafından ödenmiyor, AGİ devlet tarafından emekçilere sağlanan bir destektir. Net asgari ücret patron tarafından ödenen miktardır. AGİ olmasa, asgari ücretli bekar bir işçinin net ücreti 2 bin 20 TL değil, 1.828 TL dir. AGİ’nin asgari ücret içinde gösterilmesi sonucunda asgari ücretin patrona maliyeti düşmektedir.

Ortak talepler etrafında birleşelim

Bu hükümet patronların hükümetidir. Asgari ücreti belirlerken de, halktan kesilen vergilerle oluşturulan bütçeyi düzenlerken de yaptığı tercihler sadece ve sadece patronlar içindir. Patronların çıkarlarına hizmet eden bir Hükümetten işçiler lehine karar alması beklenemez. Asgari ücret görüşmelerine yıllardır katılıp, “şerh” maddesi koymak dışında hiçbir şey yapmayan sendikacıların da işçinin çıkarına tutum alacağı düşünülemez. Yapılması gereken işçilerin ekmeğini büyütmek, insanca yaşayacak bir asgari ücret için birleşmekdir. Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılması, vergiden muaf tutulması, adaletli bir vergi düzeninin sağlanması tüm işçilerin ortak talebidir. Partimiz Emek Partisi işçilerin partisidir. Tüm işçileri kendi partisinde örgütlenmeye ve bu talepler için birlikte mücadele etmeye çağırmaktadır. Fabrikasında, işyerinde, mahallesinde biraya gelen işçiler çalışma ve yaşam koşullarını da değiştirebilirler. Patronlardan ve onların Hükümetinden işçinin çıkarına adım atması beklenemez. Haklar yalnız ve yalnız mücadeleyle alınır.

Diğer Haberler

0 Yorum

Yorum yapmak için lütfen üye girişi yapınız...