Levent Altun İstanbul'u yazdı

  • 2019-04-09 08:06:19 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun İstanbul'u yazdı

Bugün 9 Nisan. Seçimlerin üzerinden 9 gün geçmesine rağmen İstanbul’da seçimi kimin kazandığı belli değil..!

Daha önceki seçimlerde, sandıklar açıldıktan 2 saat sonra tüm Türkiye’de seçimleri kimin kazandığını öğrenirken, bu seçimlerde hiç yaşanmayan şeyler yaşanıyor.

Bu seçimler aslında her yönüyle bir Milat olmuştur.

Ak Parti daha önceki seçimleri kazandığında gün yüzüne çıkmayan bazı şeyler, Ak Parti’nin oy kaybına uğradığı bu seçimde gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.

Bugüne kadar Anadolu Ajansı çok tartışılıyordu mesela. Sonuçları açıklama yöntemi hep tartışmalara neden oluyordu. Bu seçimde Anadolu Ajansı sadece verileri açıklamama konusunda sınıfta kalmadı, verileri kimden aldığını açıklayamama skandalıyla da karşı karşıya kaldı. Yüksek Seçim Kurulu, ‘bizden almıyorlar’ dediğine göre, kimden alıyordu? Anadolu Ajansı genel müdürünün bunu açıklaması ve ardından da derhal istifa etmesi gerekirdi.

24 Haziran seçimlerini düşünün. 52 milyon oy, sadece 3 saatte sayılabilmişti. Şimdi ise yaklaşık 300 bin geçersiz oy, 9 gündür sayılamadı!

Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklamasından sonra Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Anıtkabir defterine yazdığı ‘başkan’ ünvanını mahkemelere taşıyan ve şiddetle eleştirenler, seçim akşamı daha oyların sayımı bitmeden Cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım’ın, ‘kazandım’ açıklamasını ve İstanbul’un her tarafındaki ‘Gönül belediyeciliği kazandı, teşekkürler İstanbul’ afişlerini görmezden geliyorlar.

Hele ki, gazeteci geçinen bir soytarının İmamoğlu’na ‘oğlum’ diye hitap etmesi, ahlak sınırlarının para ve rant uğruna nasıl dibe vurduğunun göstergesi oldu.

Dürüstlük ve hakkaniyetin yerini menfaatler almış.

Daha önceki seçimler için, “Türkiye, seçim güvenliği açısından dünyada önde gelen ülkelerin başındadır” diyenler bugün İstanbul seçimlerini en şaibeli seçim olarak niteliyorlar.

Geçen seçimde, “Kim, ‘sandıkta hile yapılıyor’ diyorsa bilin ki kaybetmiştir” diyenler, bugün çıkmışlar ‘sandıkta hile yapılıyor’ diyorlar.

Bunlar yanlış şeyler.

İzmit’te bile Fatma Kaplan Hürriyet büyük bir farkla kazanmış olmasına rağmen Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz edilip mazbata geciktiriliyor. Kaldı ki rakibi Sibel Gönül bile Fatma Kaplan Hürriyet’i kazandığı için tebrik etmiş. Kocaeli’de Ak Partili 12 belediye başkanı mazbatasını aldı, CHP’li Fatma başkan hariç…

İstanbul’daki seçimlerin önemi, sadece İstanbul’u kazanmakla kalmıyor herkes bunun farkında.

Bir sonraki genel seçimlerde muhalefetin beklentisi elbette daha yüksek olacak.

Sonuçlar ne olursa olsun, demokratik olmalı. Halkın iradesi ne derse o olur. Bugüne kadar da bunları savunmadık mı, bunları söylemedik mi? Kazanan farklı olunca mı farklı şeyler söyleyeceğiz?

İtirazlar da elbette demokrasinin gereği. Yeniden sayılmasını da destekliyorum. Ancak bu, herkes için eşit uygulanmalı ve bu süreç de sağduyulu ve adaletli bir şekilde yapılmalı.

Halkı kışkırtıcı açıklamalar yapmak, dün dediğini bugün yalanlamak, karşı tarafı zedeleyici ve aşağılayıcı yayınlar yapmak, toplumda kutuplaşmaya ve düşmanlığa neden olabilecek tavırlarda bulunmak bu ülkenin birlik ve beraberliğine yapılacak en büyük kötülüktür.

Benim itirazım da işte bunadır!