Levent Altun yazdı

  • 2019-02-22 08:25:44 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Darıca Gençler Birliği’nde yaşananları 2019 öncesi ve sonrası diye ikiye ayıralım.

Darıca belediye başkanı Şükrü Karabacak ve ardından Mücahid Vural’ın başkanlığı döneminde elde ettiği başarıları hatırlayalım.

Kocaeli’nin 2’nci ligdeki tek temsilcisi olmuş, Türkiye Kupası’nda büyük başarılara imza atmış, Süper lig ekiplerine kök söktürmüş bir kulüp.

Sonra işler bir anda kötüye gitmeye başladı. Azeri bir işadamının kulübü satın aldığı, borçların bir kısmını ödediği, sonra vazgeçtiği, ardından başka birinin yeniden almak istediği, anlaşılamadığı derken Darıca Gençler Birliği gerekli parayı federasyona yatıramadığı için transfer yasağı geldi.

Kulüp her anlamda sahipsiz bir süreç yaşadı. Futbolculara para verilemedi, borçlar iyice artmaya başladı. Hatta Antalya kampında yaşananlar yüzünden tüm Türkiye’ye rezil olduk.

Altyapıdan futbolcularla çıktığı maçlarda fark yiyen, kulübesinde bir yedek oyuncu bulunduran bu takım taraftarları ve camiaya saç baş yoldurdu. Camianın isyanı ve üzüntüsü, maçlardan sonra futbolcuların gözlerinden akan yaş oldu adeta.

Darıca Gençler Birliği’nde neler oluyor, ne olacak derken, herkes yüzde 99 küme düşer diye bakıyordu.

Dün bir basın toplantısı düzenleyen işadamı Arif Gülen, bu kötü sürecin ardından umut oldu. Azeri işadamı Rauf İsmayilov ile birlikte gelinen noktayı ayrıntılarıyla anlattılar. Haberlerde o kısımları okumuşsunuzdur, yeniden değinmek istemiyorum.

Ama Arif Gülen’in tarzı hoşuma gitti.

Konuşmalarında Fenerbahçe başkanı Ali Koç’un cesaretini, şeffaflığını ve samimiyetini gördüm.

Mevcut krizi, borç tablosunu ve bu olumsuzluklardan kurtulmak için yapacağı projeleri açık açık anlattı.

Her fabrikadan 50-100 bin lira istemek yerine, her fabrikadan bir personele ödediği kadar parayı aylık olarak almak, başarısız olunca kesebileceklerini söylemek daha mantıklıydı. Belediyelere ve siyasetçilere bağımlı olmayan, sponsorluk ve gelir getirecek projelerle kurumsal bir kulüp hedefi ise ayağı yere basan projeydi.

En takdir ettiğim kısmı ise, Şükrü Karabacak ile ilgili olanlardı. Masanın üstündeki kupayı gösterip, “Eğer buraya bir kupa daha koyamıyorsak, o bizden başarılı olmuş demektir. Bu kupayı o kaldırdı, o zaman omuzuna alanlar şimdi küfür ediyorlar. Ben iyi dönemlerinde kahvesini içmedim ama başkan adayı gösterilmediğinde gidip kahvesini içtim. İyi gün dostu değilim” sözleriydi.

Şükrü Karabacak olmasaydı Darıca Gençler Birliği bu kadar başarıyı kazanabilir miydi? Kulüp tesislerini Şükrü başkan kazandırdı. Sonraki başkan Mücahid Vural ile ilgili de ağır eleştiriler yapıldı. Kimse teşekkür etmedi. Bir insanı 40 gün sırtında taşırsın bir gün indirirsin kötü olursun.

Şükrü başkanı eleştirenler de keşke onun kadar elini taşın altına koysalardı da kulüp bu aşamaya gelmeseydi.

Şimdi umutlu olma zamanı. Pazar günü bu moral ile futbolcular Sivas’ı yenerse her şey değişmeye başlar.

Geçmişin hatalarından ders almak ve geleceğe umutla bakmak gerekir. Taraftarından protokolüne herkes Pazar günü Darıca’ya destek vermelidir.

Yeri gelmişken bir sözüm de, ağızlarından Kocaelispor’u düşürmeyen siyasetçi ve belediye başkanlarına.

Kocaelispor 3’üncü ligde, Darıca ise 2’nci ligde. Her fırsatta Kocaelispor’u kurtarmaya çalışanlar artık Darıca’yı üvey evlat görmekten vazgeçmelidirler. Kocaeli’nin başkanı ve milletvekili olduğunu söyleyenler, lütfen İzmitli gibi davranmasınlar..!