Levent Altun yazdı

  • 2019-01-14 10:47:33 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

31 Mart seçimleri yaklaşırken hem iktidar hem de muhalefet partileri belediye başkan adaylarını açıkladılar.

Kocaeli’de 12 ilçe ve büyükşehir belediyesi olmak üzere 13 belediyenin de tamamı Ak Parti’nin elinde olduğu için, en merak uyandıran liste de elbette onların oldu.

Hatta öyle bir yanlış noktaya ulaştı ki, açıklanan 13 isim, sanki yeni belediye başkanlarıydı!

Oysa çoğu kimse bu durumun farklı yönleriyle bakmayı düşünmedi.

Aday tablosuna bakmadan önce, şehir tablosuna bakmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.

Büyükşehir belediyesinden başlayalım.

Türkiye’nin en borçlu belediyesinin Kocaeli büyükşehir belediyesi olduğunu biliyor musunuz?

Belediyelerin Hazine’ye olan toplam borcu 11 milyar lira civarında. Bu borcun yarıdan fazlası yani 6 milyar lirası (eski parayla 6 katrilyon lira) sadece Kocaeli büyükşehir belediyesine ait.

Peki bu kadar borç nereden geldi?

25 yıldır bu şehri Ak Partili belediye başkanları yönettiğine göre, eski yönetimlerden kalmadı!

Büyükşehir belediyesinin basın, reklam, tanıtım harcamalarına ayırdığı rakamlar dudak uçuklatıcı. Yandaş matbaalara ve gazetelere yaptırılan matbaa, kitap, ansiklopedi, promosyon işleri, reklamlar, hesapsız harcamalar, şişirilen kadrolar…

Ya ilçeler? Bundan farklı bir tabloda mı? Elbette değil.

12 ilçe belediye başkanından 11’i yeniden aday gösterilmemişse, bu değişikliğin de bir anlamı olmalı değil mi?

Ak Partili belediyelerin bu durumu, 31 Mart seçimlerinde rakipleri için iyi bir avantaj aslında.

Ben bu durumu, ‘penaltı’ olarak nitelendiriyorum.

Peki, bu penaltıyı kim kullanacak?

İzmit merkezde belli. Aynı zamanda CHP Kocaeli milletvekili olan Fatma Kaplan Hürriyet. Kalede ise Ak Parti’nin eski milletvekillerinden Sibel Gönül var. Gönül’ün, bu penaltıyı kurtaramayacağı daha ilk günden belli oldu. Bir dernek ziyaretindeki hatalı çıkışıyla ters köşeye yattı.

İzmit’in dışındaki ilçelerde ise herkes topun başında durmuş, topa vurmayı bekliyor. (CHP, İYİ, SP vb) Bu çok büyük bir hata. Bu hata, topun başındakilerde değil, sahanın dışındaki hocalarda yani parti üst yöneticilerinde.

Önceden bir araya gelip, penaltıyı kimlerin kullanacağını belirlemeliydiler. Bu saatten sonra olur mu bilemem ama mutlaka olmalı. Yoksa bu penaltı gol olmaz!

2018’de bir seçim olmuş. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi Millet ittifakı ile seçime girmişti. Asıl ittifak bence bu yerel seçimlerde olmalıydı.

Şu tabloya bir bakar mısınız?

Örneğin Gebze’de hem CHP, hem İYİ Parti hem de Saadet Partisi ayrı aday ile girecek. Ayrı aldıkları oy, elbette Ak Parti’ye yarayacak.

Son yerel seçimde Ak Parti 96 bin civarında oy almış. CHP 47 bin, Saadet Partisi 27 bin, MHP 18 bin. MHP’nin bu oyunun yarısının İYİ Parti olduğunu düşünürsek, Millet İttifakı ile Ak Parti arasındaki oy kaybı, kapatılacak noktada olabilirdi. Üstelik bir de Serap Çakır gerçeği var bu şehirde. Büyük ihtimalle Bağımsız aday olarak girecek ve peşinde binlerce gönüllü var.

Bu 3 parti, Serap Çakır’ı da yanlarına alıp hem yönetim hem de meclis kadrosunda anlaşabilseydi, belediyeyi kazanabilirlerdi. Aksi halde, -gerçekçi olmak gerekir- her parti kendi oylarını aldığı takdirde seçimi Ak Parti kazanır.

Birçok ilçede durum böyle.

Gölcük’te CHP+SP oyları, Ak parti oylarından fazla. Karamürsel’de de CHP+SP oyları Ak Parti’den fazla. Derince, Dilovası, Çayırova, Darıca ilçelerini de göz ardı etmemek gerekir.

Körfez, Başiskele, Kandıra ve Kartepe için diyecek fazla bir şey yok, Ak Parti’nin kalesi olmuşlar.

Sonuç olarak, Ak Parti ve MHP Cumhur ittifakını Kocaeli’de devam ettirerek önemli bir avantaj elde etmiştir. (MHP Kocaeli’de aday çıkarmıyor)

Millet İttifakı ise, dersine iyi çalışmayarak durumu zora sokmuş görüntüsünde. Asıl ittifak, yerel seçimlerde olmalıydı. Ve olma ihtimali varsa, bir an önce Kocaeli genelinde gerçekleştirilmeli.

Aksi halde CHP İzmit’te kazanır, ilçelerin yarısını kaybeder, diğer ilçelerde de imkansızı başarmaya çalışır.