Levent Altun yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Seçimden önceki son köşe yazımda, ‘En yüksek olasılık’ başlığıyla Kocaeli’deki milletvekili sayılarına ilişkin öngörümü paylaşmıştım.

Kocaeli’deki 13 milletvekilliğinin 12’sini doğru öngörmüşüm. Beni yanıltan sadece Saadet Partisi oldu.

En yüksek olasılık olarak Ak Parti 6, CHP 3, İYİ 1, MHP 1, HDP 1, SP 1, düşük olasılık olarak ise Ak Parti 7, CHP 3, İYİ 1, MHP 1, HDP 1 tahmininde bulunmuştum ki tam olarak bu şekilde oldu.

Saadet Partililer yine kendi partilerine oy vermediler. Sahada, mitinglerde ve ekranlarda gözdağı veren Saadet Partililerin neden sandıkta kendi partilerine oy vermediği gerçekten tuhaf.

Seçimlere bir de şu açıdan bakmak lazım. Kocaeli’de 11 olan milletvekili sayısı 13 oldu. 11 milletvekili iken de Ak Parti 7, CHP 3, MHP 1 idi, 13 milletvekili iken de Ak Parti 7, CHP 3, MHP 1. Yeni 2 milletvekilliğinin birisini HDP diğerini de İYİ Parti kazanmış oldu.

Bu yönüyle, Kocaeli seçmeni üç partinin milletvekili listesini de beğenmedi. (Ak Parti, CHP, MHP)

Ak Parti’nin 7 milletvekilinden 6’sı aynı. CHP’nin 3 milletvekili ve MHP’nin 1 milletvekili de aynı. Listelerin aynı kalması anlaşılan seçmenin hoşuna gitmemiş.

Ak Parti oy oranını artırmış olsa da vekil sayısı aynı kaldı. Ak Parti Kocaeli’de 6 milletvekilinden az olmaz, Saadet Partisi milletvekili çıkaramazsa 7 olur demiştim aynen öyle oldu.

CHP’nin oy oranı düşse de vekil sayısı aynı kaldı. CHP için yüzde 19-21 aralığında oy alır 3 milletvekili çıkarır demiştim, yüzde 22 aldı, 3 milletvekili çıkardı. Bunda elbette milletvekili listesinin aynı kalması da olumsuz etki yarattı.

MHP’nin 1 milletvekili çıkaracağını öngörmüştüm, öyle oldu.

İYİ parti yüzde 12 ile 1 milletvekili çıkarır diye öngörmüştüm, yüzde 10,5 ile 1 milletvekili çıkardı.

HDP yüzde 7 ya da 8 ile 1 milletvekili çıkarır diye öngörmüştüm, yüzde 7,5 ile 1 milletvekili çıkardı.

Seçim akşamı yaşananlar ise son derece üzücü ve ürkütücüydü. Her seçim sonrası gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren kornalı araç konvoyları neyse de bu kez bazı magandalıklar resmen tavan yaptı.

Binaların hatta sokakların ortasında patlatılan havai fişekler, uluorta çıkarılıp silahla ateş etmeler susmak bilmedi.

Her mahallede, her meydanda, her sokakta aynı manzaralar yaşandı… Sevinmekten çok, güç gösterisine dönüşen bu tablo insanları tedirgin etti.

Sevinmek kazananın hakkı olsa da sevinmeyi farklı tabloya dönüştürmek hiç kimseye yarar sağlamaz tam aksine kutuplaşmayı körükler.

Seçimler demokrasinin gereğidir. Kaybeden kendi özeleştirisini yapacak, kazanan da farklılıklara saygı duyacak. İhtiyacımız olan tek şey saygı ve demokrasi!

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği ile ilgili değerlendirmeyi de bir sonraki yazımızda yapalım.