Kılıçdaroğlu Gebze'de konuştu

  • 2018-06-07 09:29:26 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Kılıçdaroğlu Gebze'de konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün akşam Gebze’ye gelerek 24 Haziran ile ilgili değerlendirmelerde bulundu ardından partilileriyle iftar yaptı.

Şekerpınar Ramada Otel’de düzenlenen iftar yemeğine Gebze’deki sivil toplum kuruluşu ve iş dünyasının temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Yemeğe ayrıca İYİ Parti, Saadet Partisi ve demokrat Partisi ilçe yöneticileri de katıldı.

CHP Gebze ilçe başkanı Musa Yılmaz, meclis üyeleri, ilçe yöneticileri genel başkanı Sabiha Gökçen Havaalanında karşılayarak Gebze’ye kadar eşlik ettiler.

Gebze’de partililerinin yoğun sevgi gösterileri ile karşılanan Kılıçdaroğlu, 24 Haziran’da yapılacak seçimlere dair değerlendirmelerde bulunurken,  “Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu öyle verin” dedi.

TÜRKİYE KAVGALARDAN BIKTI

Kılıçdaroğlu, “Rahmetin ve bereketin olduğu bir aydayız. Birbirimizi sevmeye daha çok ihtiyacımız var. Ama hep birlikte barış içinde, huzur içinde yaşamak. Kavgadan ve gerginlikten bu ülke bıktı. Yeni bir anlayışla yola çıkmak ve Türkiye’nin sorunlarını çözmek zorundayız. Sorunlarımız var, ama aklımızla sorunları çözmeye çalışırız. Aklın egemen olduğu toplumda sorunlar çözülür. Bugün ağır bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu ülkede bir kişi işsizlikten kendini yakıyorsa, çiftçi banka borcundan dolayı kendini yakıyorsa sorunumuz var demektir. Bu güzel ülkede 17 Milyon yoksul varsa sorunumuz var demektir. Sorunumuz çok ama bunları aşmak akılcı politikalarla, ön yargı politikalarla, ötekileştirmede, inancını ve kimliğini siyasete bulaştırmadan aşmak mümkün.

KOCAELİ’Yİ İYİ BİLİYORUM

Kocaeli’yi 1970’li yıllardan beri bilirim. Sanayinin geliştiği ve kişi başı gelirin yüksek olduğu illerden birisi. Kocaeli pek çok konuda ilk sıralarda ama işsizliğin olduğu da bir kent. Neden kişi başı gelir dengeli olmasın. Neden refah toplumu yapamıyoruz bunları konuşmak için buradayım. Gelişmiş ülkelere baktığımız da birinci sınıf demokrasi vardır. Demokrasi gelişmemiş hiçbir ülke tam olarak büyüyememiştir. Bizde gerçekten demokrasi var mı düşünmek lazım. Bir Parti’nin Genel başkanı mahkemeye hakim atıyorsa, medyanın yüzde doksanının elinde tutuyorsa, hiçbirimizin can güvenliği yoksa orada demokrasi yoktur. Can ve mal güvenliği yok peki bunun garantisi nedir? Garantisi bağımsız ve tarafsız yargıdır. O zaman benim can ve mal güvenliğim güvence de olur. Çünkü egemen bir güç tarafından baskı altına alınıyorsam hakkımı arayacağım tek yer mahkemelerdir. O hakim birilerinden gelen talimatla karar veriyorsa orada can ve mal güvenliği yoktur. Adalet mülkü sağlayan devleti ayakta tutar.

ELİMİZİ VİCDANIMIZA KOYMALIYIZ  

Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı, 81 Milyonun Cumhurbaşkanı olmalı. Çünkü Cumhurbaşkanı Mahkemeye hakim tayin eder. Rakibim olan Genel başkan hakim tayin ederken adil olabilir mi?24 Haziran’da sandığa giderken elimizi vicdanımıza koyarak ve adaleti düşünerek sandığa gitmek zorundayız. Bu hepimizin namus borcudur. Hepimiz adaleti savunacağız. Adalet konusunda ortak bir payda oluşturmak zorundayız. Hepimize düşen görev 24 Haziran’da sandığa gitmek. Şu partiye oy verin demiyorum, sadece elinizi vicdanınıza koyun öyle oy verin. 1 Milyonun üstünde mağdur aileler var, onarlın çocukları var, yazıktır. Bir insan suçlu olabilir ama suç şahsidir eşinin ve çocuklarının ne günahı var. Bu mağduriyetleri yaşatanlar eğer iktidarsa, onları iktidardan indirmek hepimizin ortak görevidir. 

DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEMİ GETİRECEĞİZ

Demokratik Parlamenter sistem ülkemizde olmalıdır. Biz eskiye dönmek istemiyoruz, eskiyi eleştiriyorduk zaten. 12 Eylül eseridir diyorduk. Biz çağdaş, demokrat parlamenter sistem, bağımsız güçlü bir parlamento istiyoruz. Gazi Meclis kimsenin vesayetinde olmasın istiyoruz. Böyle bir sistem istiyoruz. Bunun için yüzde 10 barajını kaldıracağız, seçim kanunu değişmeli, cinsiyet kotası gelmeli. Kadın ve gençler daha çok parlamentoda olmalı. Medya özgürlüğü olacak. Öyle bir demokrasi istiyoruz ki, herkes eşit haklara sahip olsun. Eski sisteme dönelim demiyoruz, böyle bir demokrasi yoktur, bu vesayet demektir. Bu nedenle ön seçim çok önemli, lider sultası olmamalı. Yurt dışında 6.5 Milyon vatandaşımız var, oy kullanıyorlar ama Milletvekili olamıyorlar. Neden? İkametleri burada değil. Yurt dışı seçim çevresi olmalı, yurt dışındaki vatandaşlarda kendi vekillerini seçip parlamentoya göndermesi lazım. Demokraside ne kadar geri kaldığımızın örnekleri bunlar. Hepimiz vergi veriyoruz. Vergiyi harcayan, harcadığı paranın hesabını veriyor mu? Kesin hesap komisyonu kurulmadan Parlamentoda hesap soramayız. Hükümet paraları nereye harcadı bunun hesabını vermeli.

SİYASET MALI GÖTÜRME SANATI DEĞİL

CHP her şeye karşı diyorlar, yola, köprüye kim karşı olsun. Bunarlı kaça yaptın bunarlı soruyoruz. Sonra da karşı diyorlar. Köprüyü kendi cebinden yaptıysan sormayacağım ama milletin parasıyla yaparsan sorarım. Siyaset malı götürme sanatı değil, halka hizmet sanatıdır. Bunu yapmadığımız zaman memleket büyümüyor. 15 senelik iktidarlarında 2 Trilyon Dolar para harcadılar, bu para nereye gitti, ne yaptınız? Bize düşen bu ülkede gerginlikleri, kavgaları, kutuplaşmaları bitirmek zorundayız. Biz olduğumuz zaman kimsenin bize gücü yetmez. Bizi ayrıştırmak istiyorlar. Bundan hepimizin kaçınması lazım. Rahmetin olduğu bir aydayız, sevgiyi ve hoşgörü hakim kılmalıyız.