Levent Altun yazdı

  • 2017-12-29 02:08:59 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Bu akşam 3 günlüğüne Bulgaristan’a gideceğim için yeni yıl yazısını bugünden yazmayı uygun buldum.

Yıllar hızla geçiyor.

Göz açıp kapayıncaya kadar geride kalan hayatımızın önemli anlarını bir film şeridi gibi aklımızdan geçiriyoruz.

Evet hayat bu kadar hızlı geçerken, biz insanların gündemi ne?

Tüm dünyada savaşlar, açlık, adaletsizlikler…

Ülkemizde de aşağı yukarı aynı.

Yoksulluk, yolsuzluk, hayat pahalılığı, kısa yoldan köşe dönmeler, rantlar, siyasetin bir türlü bitmek bilmeyen kısır döngüsü.

Depremler, operasyonlar, ölümler…

Çaresizlikler, acılar, açlık, şiddet, hoşgörüsüzlük…

31 Aralık’ların bir bitiş, 1 Ocak’ların yeniden başlayışı diye birbirimizi kandırdığımız yetmedi mi?

‘Yılbaşını kutlamak günah’, ‘Yılbaşı gavurların bayramı’ diyenlerle, yılbaşında eğlencenin dozunu kaçıracak kadar rezilliğe bulaşanlar…

Sizin bu anlamsız kavganız ve saçmalıklarınız ne zaman bitecek peki?

Yaşamanın o sihirli anlamını ve insanlığın olması gerektiği yerdeki durumunu kurtardık da yılbaşının kutlu ve mutlu olduğunu mu tartışıyoruz?

Ee, ne diyorduk?

Yılbaşı kutlu olacak mı?

Tüketim çılgınlığının birinci sırasını kaptırmayan yılbaşı eğlenceleri bana son derece sinir bozucu ve abartılı geliyor.

Eğlencenin dozu bencilliğin sınırlarını öyle zorluyor ki, bırakın eğlenmeyi yaşamak için çırpınan insanlar aklıma geldikçe üzülüyorum.

Eğlenmeyelim mi diyenlere de sözüm yok elbette, özgür bir ülke, istedikleri gibi eğlenmeye hakları var.

Ama toplumlardaki bencillikler sorunlara sahip çıkılmasını ve mücadele edilmesinin önündeki en büyük engel.

31 Aralık 2017 ile 01 Ocak 2018 arasında sadece bir günün değişmesinin dışında bir fark olacak mı acaba?

İnsanların sorunları çözülecek mi?

Aslında hayatı özetleyen bir durum bu.

Geriye dönüp bakıldığında her şeyin bir göz açıp kapanıncaya kadar başlayıp bittiğine tanık oluyoruz.

Gerçeklerden biraz olsun kaçmak için bir günlük molalara sevinir olmuşuz. Bir günlük umutlar ve hayallere sığınır hale gelmişiz.

Beklentilerin büyüklüğü kadar, hayal kırıklıkları yaşanıyor sonuçta. Değişmeyen gerçekler, çıkmayan ikramiye ve daha birçok şey…

Yeni yıldan herkes çok şeyler bekliyor.

Eğer insanlar bir şeyin gerçekleşmesini istiyorlarsa, buna gerçekten inanmaları ve bunu gerçekleştirmek için mücadele etmeleri gerekiyor.

Değişen takvim yapraklarının biz aciz insanlara bunu olsun öğretmelerini dilerdim!

 

Mutlu seneler…