Levent Altun yazdı

  • 2017-12-22 09:02:20 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Çeyrek asıra yakın bir süredir içinde olduğum bu sektörde, gazetecilikle geçinen nice meslektaşlarım da oldu, gazeteci geçinenler de.

Dile kolay 22 yıl.

Bir yerel dergide başlayıp, Dünya Gazetesi ile devam eden meslek hayatımın 10 yılını Hürriyet Grubu’nda, son 10 yılını da halen Yeni Haber’de çalışarak geçirdim.

Sadece gazetecilikle yetinmedim, sürekli kendimi geliştirmeye çalıştım.

20 yıldır haftanın 5 günü, son 1 yıldır da haftanın 2 günü olmak üzere 21 yıldır köşe yazısı yazıyorum.

3 tane kitap yazdım, Türkiye’nin birçok yerinde söyleşi, fuar ve etkinliklere katılıyorum.

İsa Turhan abimle yıllarca İş ve Yaşam dergisini çıkardık, halen daha 41kocaeli.net haber sitemizi de sürdürüyoruz.

Şu an ikimiz de Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti yönetiminde hem mesleğimiz hem meslektaşlarımız için çalışıyoruz.

Bize en iyi karneyi verecek olan hem Gebze kamuoyu hem de meslektaşlarımızdır.

Sevenimiz de var, sevmeyenimiz de.

Yaptıklarımız yüzünden kıskançlığından ve hazımsızlığından çatlayanlar da var, mutlu olup hayır duası edenlerde…

Kimse bizi sevsin diye çabamız yok.

Vicdanımız rahatsa, gerisi boş.

22 yıldır yazdıklarımla ekmeğimi kazanıyorum.

Yazmadıklarımla değil..!

Son derece zor ve stresli meslek hayatım yüzünden elbette hatalarım da oldu. Sonuçta insanız. Geriye dönüp baktığımda kendime yakıştıramadığım şeyler de yaptım.

İyi niyetim yüzünden tuzağa düşürüldüğüm de oldu, olmadığım bir insana dönüştürüldüğüm de.

Bunlar hep insana dair şeyler.

Pişmanlık da var, ‘keşke’ dediklerimiz de.

Ve özel hayatımdaki hatalarımın bedelini hep kendim ödedim, başkalarına ödetmedim.

Hiç kimseye kalleşlik yapmadım, arkasından kuyu kazmadım, ekmeğiyle oynamadım.

Bana ekmek verenlere kazık atmadım, onları yarı yolda bırakmadım.  

Sahtekarlık yapmadım, ahlaksızlık yapmadım.

Yanlış haber yazdım ama asla ve asla, bilerek yalan haber yazmadım.

Hiç kimsenin namusuna, manevi değerlerine dil uzatmadım. İftira atmadım. Tetikçilik yapmadım. Şantaj yapmadım. Rencide etmedim. Hiçbir kişi ve kurumla kişisel hesaplaşmalara girmedim. Mesleğimi bir silah olarak kullanmadım.

Özel hayatımla ilgili birçok şey diyebilirler.

Ve evet, söylediklerinin daha fazlasını da yapmışımdır. Her insanın özel hayatı, sadece kendisini ilgilendirir.

Ama benim için asla hırsız, ahlaksız ve vatan haini diyemezler.

Hiçbir partiye üye değilim, sol görüşlüyüm, Atatürkçüyüm, demokrasi, insan hakları ve özgürlük sevdalısıyım.

Din, dil, ırk, mezhep ve siyasi düşünce farklılıklarını zenginlik olarak görür, insanları insani değerlere göre değerlendiririm. 

Bunları ilk kez yazıyorum.

Peki neden?

Çevrenize bir bakın.

Gazeteci geçinen ama bu mesleğe ve şehre zerre kadar bir şey katmamış tiplere iyi bakın.

Geçimini tetikçilik ve şantaj yaparak, mesleği ayaklar altına alanlara iyi bakın.

Bunların iftiralarını okuyarak, maddi destek sağlayarak, toplantılara davet ederek hatta aynı masada oturarak siz besliyorsunuz!

İyi ile kötü, ahlaklı ile ahlaksız, ekmeğinin peşindeki gerçek gazeteci ile gazeteci geçinenleri birbirinden ayırmayanlar…

Bunların işlediği tüm günahlarda sizin de vebaliniz var!

Yazıyı iki cümle ile özetleyeyim;

 

Bu mesleği yücelten saygın gazeteci arkadaşlarımla kol kolayım. Bu mesleğin içine eden yüzkaraları ve onların destekçileri ise artık benden uzak dursun..!