Levent Altun yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Sene 1977.

Gebze belediye başkanlığı için yapılan yerel seçimlerde CHP yüzde 48 oy alıyor. Merhum Sedat Tüze belediye başkanı seçiliyor.

Bu seçimlerde AP yüzde 35 oy alırken, MSP yüzde 7’de kalıyor.

Sene 1984.

12 Eylül’ün ardından CHP tabanını toplamak için kurulan SODEP yüzde 28 oy alıyor. Bülent Atasayan Gebze belediye başkanı seçiliyor.

Bu seçimlerde ANAP yüzde 23, DYP yüzde 19 oy alıyor. MSP’nin devamı sayılan RP yüzde 10’a çıkıyor.

Sene 1989.

SHP yüzde 33 oy alıyor. Mehmet Emin Akın Gebze belediye başkanı seçiliyor. Bu seçimde DYP yüzde 20, ANAP yüzde 11 oy alırken, RP oy oranını arttırarak yüzde 14’e yükseliyor.

Sene 1994.

RP tüm Türkiye’de olduğu gibi Gebze’de de oy patlaması gerçekleştiriyor. 1977’de yüzde 7’lerde olan RP, 17 yıl sonra oy oranını yüzde 33’e çıkarıyor.

Ahmet Penbegüllü’nün Gebze belediye başkanı seçilmesi Gebze’nin siyasi tarihi açısından tam anlamıyla bir milat haline geliyor.

1994 yılı, Gebze’de Sol’un belediye bayrağını kaybetmesi ve tam 24 yıldır bir daha kazanamaması anlamını taşıyor.

1994 seçimlerinde RP yüzde 33 oy alırken, ANAP yüzde 20, SHP yüzde 15, DSP yüzde 12, DYP yüzde 10, CHP yüzde 5 oy almıştı.

Dikkat edin, sol seçimi kaybetmiş olsa da oy oranlarını topladığımızda (DSP, SHP, CHP) yüzde 32 ediyor yani RP ile kafa kafaya.

Biraz daha yaklaşalım.

Sene 1999.

Refah Partisi’nin kapatılmasıyla yeni kurulan Fazilet Partisi yüzde 27 oy alırken, aynı seçimlerde DSP yüzde 25 ve CHP yüzde 10 oy almıştı. 1999 seçimleri, Gebze’de solun seçim kazanmaya en yakın olduğu tarihtir. Bu tarihten sonra DSP’nin ciddi bir erime yaşaması CHP için solu toparlamak adına bir şans olsa da ters tepmiştir.

1999 ve 2000 krizleri ile DSP, ANAP, DYP gibi partilerin baraj altında kalmaları, koalisyon hükümetlerinin başarısızlığı yeni kurulan AKP için büyük bir avantaj haline dönüşmüştür. Elbette bu avantaj içinde Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel payını es geçmemek gerekiyor.

Sene 2004.

AKP yüzde 41 oy alırken, İbrahim Pehlivan belediye başkanı seçiliyor. CHP yüzde 20 oyda kalıyor. 2004 yerel seçimleri, AKP ile CHP arasındaki makasın açıldığı ve bir daha kapanmadığı tarihin dönüm noktasıdır.

Sene 2009.

AKP yüzde 44 oy alırken, Adnan Köşker belediye başkanı seçiliyor. CHP yüzde 25’te kalıyor.

Sene 2014.

AKP yüzde 49 oy alırken, Adnan Köşker yeniden belediye başkanı seçiliyor. CHP yüzde 24’e geriliyor.

1977 yılında yüzde 48’lik CHP, 40 yıl sonra yüzde 24’lük CHP’ye dönüşmüş.

1977 yılında yüzde 7’lik MSP, 40 yıl sonra yüzde 49’luk AKP’ye dönüşmüş.

Tüm bunları neden yazdım biliyor musunuz?

Sosyal medyada CHP’liler birbirini yiyor adeta.

Delege seçimleri yüzünden birbiriyle kanlı-bıçaklı olanlar, ulu orta hakaret ve küfür edenler, partiyi değil kendini bir yerlere çıkarmak için yırtınanlar…

Delege ve ilçe başkanlığı seçimlerinde, kimin meclis üyesi olacağına karar verilen zamanlarda ortalık toz-duman.

Ondan sonra süt liman!

CHP sosyal demokrat parti evet. Kimin ilçe başkanı, kimin meclis üyesi olacağına delegeler karar vermeli. Kimlerin delege olacağına da üyeler…

400 bin nüfuslu şehirde 3-5 bin üye, 500-600 civarında da delege var sanırım. Keşke 1994 yılında kaybedilen belediye başkanlığını seçenler de CHP üyeleri olsa değil mi?

İşçinin, emekçinin, dar gelirlinin, gecekondunun, emeklinin yoğun olarak yaşadığı Gebze’de CHP eğer halen daha bu insanların sesi olamıyorsa, onları temsil edemiyorsa, onlara ulaşamıyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir.

 

CHP’de demokratik yarışlar ve kongreler hep hesaplaşmalara ve kişilere dayalı mı yapılacak? CHP bu hastalıktan kurtulmadığı sürece yüzde 49’a yüzde 24’lük rakamlar değişmez. Seçmeni suçlamak yerine, seçmen adına empati yapıp, ‘CHP Gebze’ye ben olsam oy verir miyim?’ diye düşünmeleri gerekir.

CHP'de kongre ve delege seçimlerinde kavgaları önlemenin en önemli yolu, delege seçimlerini kaldırmak ve bunun yerine tüm üyeleri işin içine katmaktır. Delege seçimleri kalkarsa kavgalar da ortadan kalkar diye düşünüyorum.