Levent Altun yazdı

  • 2017-07-31 02:02:35 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Her zaman söylerim.

Gazeteci, sözüne güvenilen ve yazdığına inanılan kişidir.

Hangi konumda ve nerede yazarsanız yazın eğer yazdıklarınıza inanılmıyorsa, sözünüze güvenilmiyorsa hem meslektaşlarınız hem okurlarınız hem de kamuoyu önünde gazeteci sayılmazsınız.

Bir gazeteci, eleştiri ile karalamayı birbirinden ayırabildiği kadar gazetecidir. Aslında, bu iki kavramı ayırabildiğinde gazetecidir.

Başkan vekili olduğum Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti ile ilgili zaman zaman eleştiriler yapılıyor, hepsine de saygı duyuyorum. Eleştiri olacak ki biz de o hataları tekrarlamayalım. Eleştiri olacak ki daha iyisini yapalım.

Eleştiri yapanları da bugüne kadar düşman görmedik, dışlamadık. Hatta eksikliklerimizi gösterdikleri için teşekkür ettik.

Ama eleştiri adı altında karalama yapanlara, kişisel düşmanlık besleyip bu hırslarını karalama yaparak intikam almaya çalışanlara saygı duymuyoruz.

Gebze’de birkaç tane tip var böyle, biri şantajla ve sipariş haberlerle geçiniyor diğeri de baharat falan satıyor.  Başkaları ‘gazeteci’ diyebilir ama bana göre değiller. Toplumda itibarları ve karşılıkları bile yok, isimlerini anmaya bile değmez.

İzmit’te bir internet sitesinde de başkanımız Çetin Gürol ile ilgili bir köşe yazısı yazıldı geçenlerde. Yazan kişiyi tanımıyorum ama yazılanları okuyunca meslek adına üzüldüm.

Çetin Gürol başkan kendi şahsını ilgilendiren iddialara yanıt verdi yazısında. O yazı her ne kadar Çetin Gürol’u yıpratmak için yazılmış olsa da, yönetimde 12 arkadaşım daha var ve o iddialar hepimizi ilgilendiriyor.

Aslında yazıyı okuyunca sevindim. Eskiden Cemiyet hangi konularla gündeme geliyordu bugün hangi konularla?

Cemiyetin arabası, arazisi, konut projesi ve devre mülkleri konuşuluyorsa demek ki cemiyet kısa sürede nereden nerelere gelmiş.

Konut projesiyle ilgili, “Meslekte alın teri dökenler varken meslekle alakası olmayanlar yazılmış’ iddiası büyük haksızlık. Yazmadan önce sorulsaydı en küçük ayrıntısına kadar anlatır hatta kanıtlardık. Kimlerin başvuru yaptığı kayıtlı. Kaldı ki çekiliş yapılmadı ki haksızlık yapılsın! Gazetecilik yapan, evi olmayan ve ev alamayan biri var mı ki böyle bir iddia ortaya atılmış?

Bodrum’daki devre mülkleri gizlediğimiz hatta birilerine kullandırdığımız da iddia edilmiş. Her toplantıda, her platformda ve üyelerimizle bir araya geldiğimizde devre mülk aldığımızı söylüyoruz. Kimseden gizlenecek bir durum mu var ki ortada! Henüz hiç kullanılmadı ki birilerine kullandırmış olalım.

Bu yönetim bu dönem gerçekten çok büyük işler yaptı. Bu tür iddialar büyük haksızlık. Aylık kira geliri olan işyerimiz, Orhaniye köyünde sosyal tesis yapacağımız arazimiz, İzmit ve Darıca’da medya evimiz ve sayamayacağım kadar çok proje var.

Yönetim kurulundaki arkadaşlarımız zaman zaman farklı düşünebilir, kendi içinde tartışma yaşayabilir ama tüm bunlar yapılan işleri yok saymaya gerekçe gösterilemez.

 

Yönetim kurulundaki isimlerle kişisel sorunlar yaşayanların, cemiyetin tüm çalışmalarını yok sayacak asılsız iddialar ortaya atması mesleki açıdan talihsizlik, insani olarak da etik olmayan bir davranıştır.