Ayşe Altan yazdı

  • 2017-06-22 10:24:18 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Ayşe Altan yazdı

Hiç şüphesiz, yaşamak üstüne, ölmek üstüne, sayısız yazı yazılmıştır, bugüne değin.

Sayısız yazı, sayısız şiir, sayısız şarkı…

Kimimiz, yaşamın ipine sarılırız sıkı sıkıya…

Yolunda gitmeyen her şey, itici güç olup, daha da ayakta tutar bizi.

Yılları ve koca bir yaşamı, yaşamın ipine inatla asıla asıla yaşarız.

Yaşamın ipine asılı kalmak için, şiirler yazarız.

Sahibinden habersiz şiirlerdir bunlar.

Sahibine ulaşamamış, ulaşamadığı için, onun yüreğindeki en ince tele dokunamamış şiirler…

Çok da kolay değildir yaşama tutunmak…

Cesaret ister, yürekte bukağı, gözde buğu ister.

Avucunun ucunda, bir ince sıcaklık ister.

Peki çark eder mi insan, yaşam karşısında?

Eder…

Yorulur mu?

Hem de öyle bir yorulur ki…

Ne yana dönse, kan revandır yaşam…

Elini uzatırsın, yaşamın ipine… Uzaktadır, tutamayacağın kadar.

Sanki, herkes ve her şey, seni, yaşamın ipinden uzaklaştırmak için, muhteşem bir işbirliği içine girmiştir.

Bu işbirliği tutar mı?...

Tutar…

Dönüp bakarsın ardına.

Ne kalmıştır?...

Ne bırakabilirsin?

Birkaç kitap, birkaç satır, belki de birkaç anı, zihninde insanların…

Kimsenin rahatı bozulmasın istersin.

Hiç kimse kıpırdamasın, kalkmasın yerinden, sen kapıyı çarparken, kimse görmesin istersin. Sessiz sedasız, kendi içine kapalı yaşamın, yine sessiz sedasız kapansın istersin…

Oraya buraya dağılmış şiirler bulurlar sonra…

Kimi çekmecelere saklanmış.

Kimi bir perdeye tutturulmuş…

Kimi sokak kapısının ardına iliştirilmiş…

Şiirler gibi iliştirilmiş bir yaşamın ağırlığını ancak şiirler hafifletebilir…

Yalnızca budur, bildiğin artık…