Eğitim dernek ve Vakıflara devredilemez

  • 2017-06-17 10:48:51 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Eğitim dernek ve Vakıflara devredilemez

2016-2017 eğitim öğretim yılı yaz dönemi seminerleri kapsamında, bazı dernek ve vakıfların öğretmenlere yönelik seminerler düzenledikleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da öğretmenlerin bu seminerlere katılımını zorunlu tuttukları ileri sürüldü.

 

 

 

Eğitim İş Kocaeli Şube Başkanı Bilal Şener, 2016-2017 eğitim öğretim yılı yaz dönemi seminerleri kapsamında, bazı dernek ve vakıfların öğretmenlere yönelik seminerler düzenledikleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da öğretmenlerin bu seminerlere katılımını zorunlu tuttukları görülmekte olduğuna dikkat çekerek sendika üyelerinin söz konusu seminerlere ve etkinliklere katılmayacaklarını açıkladı.

 

 

Eğitim İş Kocaeli Şube Başkanı Bilal Şener, konu hakkında yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi;’’Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Öğretmen Strateji Belgesi 09.06.2017 ve 30091 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

Bu belgeyle ilgili olarak eğitim sistemi için en önemli konulardan biri olan eğitim yöneticiliğine dair hiç bir ifade 35 sayfalık strateji belgesinde yer almamıştır. Nitelikli bir eğitim sistemine dair yapılan çalışmada yöneticilik pozisyonun gözardı edilmiş olması ayrıca düşündürücüdür.

Performans değerlendirme sisteminde Okul Müdürü, öğrenci ve velilerin sürece dahil edilmesi yandaşlık yarışını ve öğretmenlere uygulanan baskıyı artıracaktır. Okulların nicelik ve niteliği eşitlenmeden öğrenci başarısı üzerinden öğretmenlerin değerlendirilmesi tarihi bir hatadır.

Öğretmen strateji belgesinde yer alan, aday öğretmenliklerin adaylıklarının kaldırılmasındaki yanlış değerlendirmeler ya da Okul Müdürlerinin performans değerlendirmeleri ile ilgili yanlı tutumlarının bir kısmı ancak Mahkemeler kanalıyla düzeltilmektedir. Mevcut yönetmeliklerin uygulanmasında bile hukuksuzluk ortadır.

Öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek adına ekonomik anlamda herhangibir iyileştirmenin yer almaması büyük eksikliktir.

 

MEB’DE CUMHURİYETİN TASFİYE SÜRECİ SOSYAL ETKİNLİKLER YÖNETMELİĞİ İLE DEVAM EDİYOR

 

8 Haziran 2017 tarih ve 30090 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ile Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Ve Orta Öğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ve Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal ve Kültürel Yarışmalar Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır Söz konusu değişikliğin ilk göze çarpan amacının, Bakanlığın artık politika olarak belirlediği Atatürk İlke ve İnkılaplarını adım adım mevzuattan çıkarma gayreti olduğu anlaşılmaktadır Törenlerde uyulacak esasların belirlendiği düzenlemelere yer verilmemesini de sayısı 32 olan Öğrenci Kulüpleri 44 e çıkarılırken birçok okulumuzda fiilen faaliyet gösteren ve talep olan Atatürkçülük Kulübünün listeye eklenmesinin akla dahi gelmemesini de bu kapsamda anlamak gerekeceği açıktır.

Belirli bir sistematik dahilinde yürütülen politika ile mevzuattan ve okullardan Ulu Önder Atatürk’e dair her türlü izin silinmesi gayreti gözden kaçırılmaması gereken temel meseledir. Bugüne kadar olduğu gibi bu konudaki kesin ve kararlı mücadelemizi her türlü platformda sürdürecek, Milli Bayramlarımıza sahip çıkacak, okullarımızda laik eğitimin geriletilmesine izin vermeyeceğiz.

Yönetmelikte yer alan bu ve benzer hususların iptali için Sendikamızca dava açılacaktır.

 

TÜM EMEKÇİLERİ 15-16 HAZİRAN RUHUYLA ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ

Türkiye işçi sınıfının sendikal hak ve özgürlüklerini elde etmek için başlattığı büyük direnişin 47. yılındayız. 15-16 Haziran işçilerin, sendikalarını seçme özgürlüğü için sınıf dayanışmasını ortaya koyduğu; direniş, mücadele ve dayanışma ruhunu taçlandırdığı tarihtir.

47 yıl önce bugün büyük bir kararlılıkla sahip çıkılan haklar, ne yazık ki, 12 Eylül faşist darbesinin karanlığında gasp edildi. Bugün, hala 12 Eylülcülerin hazırladığı yasakçı sendikal yasalarla, çalışma hayatında büyük bir ayıp sürdürülmeye devam ediliyor.

Artık emekçilerin hak gasplarına tahammülleri kalmamıştır. Bugün yaşadığımız bu sürece karşı durmanın yolu ise dün olduğu gibi 15-16 Haziran ruhuyla mücadele etmekten geçmektedir. Emekçiler, bugün içinde bulunduğu sürece karşı yanıtını, tarihini hatırlayarak, tarihini yeniden yaratarak verecektir.

Tüm emekçileri, 15-16 Haziran direnişinin ışığında insanca bir yaşam için örgütlü mücadeleye çağırıyoruz. 

 

MEB’İN İRADESİNİN DERNEK VE VAKIFLARA DEVREDİLMESİNE KARŞIYIZ

2016-2017 eğitim öğretim yılı yaz dönemi seminerleri kapsamında, bazı dernek ve vakıfların öğretmenlere yönelik seminerler düzenledikleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da öğretmenlerin bu seminerlere katılımını zorunlu tuttukları görülmektedir.

MEB’in, modern, çağdaş ve laik eğitim karşıtı, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin ve Devrim Kanunlarının temel ilkelerine aykırı düşünce ve faaliyetleri ile bilinen bu tür vakıflarla işbirliğine gitmesi,  ulusal ve laik eğitimin içini boşaltma çabalarının bir örneğidir.

Varlık sebebi olarak kendisine yukarıda işaret edilen ilkeleri benimsemiş olan Eğitim-İş üyelerinin, Cumhuriyete ve değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine, anayasa ve kanunlara aykırı faaliyetlerde yer alması uygun olmayacaktır.

Bu nedenlerle üyelerimizin söz konusu seminerlere ve etkinliklere Genel Merkezimizin kararı doğrultusunda katılmamalarına karar verilmiştir.

Eğitim-İş olarak, öğretim birliğine son vererek, medrese-mektep ikilemini günümüze taşımak isteyen bu anlayışa karşı, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz; bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.