Ayşe Altan yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Ayşe Altan yazdı

                                                            -hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka/

                                                             keşke yalnız bunun için sevseydim seni-

                                                                                               Cemâl Süreya

Seni düşününce içimden iki ses yükselir.

Biri, sana kendini anlatmaya çalışır durmadan.

Diğeri, suskunluğunu kendi içinde bir çığlığa dönüştürür.

Ben her fırsatta, birbirine karışan bu iki sesten yorgun düşerim.

Bu iki ses, kimi zaman, seni bana anlatır.

Seni düşününce içimden iki ses yükselir.

Sana ait her ses, küçük noktalardan oluşuyor. Bu küçük noktalar birleştiği zaman, büyük bir çığlık çıkacak ortaya. Bundan korkuyorum. Ortaya çıkacak olan bu büyük çığlıktan korkuyorum. Görmek istediğim yerde değilsin. Ve senden duymak istediğim hiçbir türküyü söylemiyor sesin.

Senin ellerini seyrederken, aynı renkte iki gemi yelken açar, sonsuz bir denizde.

Biri, sana benim düşlerimi getirir.

Diğeri, senin içindeki burukluğu taşır bana.

Senin ellerini seyrederken, aynı renkte iki gemi yelken açar, sonsuz bir denizde.

Hiç düşünmeden yolculuklara çıkmak istiyorum. Gideceğim yeri bilmeden, orada, beni deniz kenarında bekleyen deniz kabuklarını hiç hesaplamadan, uzaklara gitmek istiyorum. Oysa, buralardan kaçmanın, uzaklara gitmenin hiçbir anlamı yok biliyorum. Düşündüklerimi de yanımda götürdükten sonra, uzaklara gitmenin anlamsız olduğunu da biliyorum. Seni böylesine düşünürken, zihnimin tamamen boşalması imkânsız oysa.

Senin sesini dinlerken, içimden iki martı havalanır, rengini senin özgürlüğünden alan gökyüzüne.

Biri, sana doğru kanat çırpar çılgınca.

Diğeri sana olan hasretime.

Senin sesini dinlerken, içimden iki martı havalanır, rengini senin özgürlüğünden alan gökyüzüne.

İçimdeki bu fırtınanın dinmesi <a href="http://www.beylikduzun.com/" title="beylikdüzü escort">beylikdüzü escort</a> şart. Sen içinde bir fırtınayla yaşadın mı hiç? Yaşasaydın, bunun ne denli ağır olduğunu bilir, bende, bir fırtınaya dönüşmeden yaşamaya çalışırdın. Sen, benim kadar bilemezsin, fırtınaların ve özlemin ne anlama geldiğini.

Seni beklerken iki ayrı öykü yazarım gözlerine.

Biri, sana mevsimleri taşır, her satırında.

Diğeri, içimde, bu mevsimlerden oluşan boşluğu doldurmaya çalışır.

Seni beklerken, iki ayrı öykü yazarım gözlerine.

Bugünlerde günlere takılıyorum. Rüzgâra  bozuluyorum. Oysa, bahar gelirken bunları mı yazmalıydım? İçinde yaşadığın bu şehri daha çok sevmek, başka hiçbir yerde, böylesine <a href="http://www.beylikduzun.com/" title="esenyurt escort">esenyurt escort</a> rahat nefes alamayacağımı bile bile buradan gitmeye uğraşmak, fırtınalardan bir türlü kurtulamayan yüreğimi darmadağınık yapıyor. Onu toparlayıp bir <a href="http://www.beylikduzun.com/" title="avcılar escort">avcılar escort</a> araya getiremiyorum. Her parçası, ayrı deniz kıyılarında yaşamaya çalışıyor. Bense buraya, bu şehre, senin de olduğun bu yere takılıp düşüyorum.

Seni düşünüyorum yine. Yüreğim coşkun bir fırtına sonrasındaki berraklığı yaşıyor seni düşündüğümde. Köpük köpük… Her şeyden arınmış… Ve çıkılacak yolculuğun hayaliyle sakin…

Bazen çığlık çığlığa susarak gidersin…

Bazen sessiz çığlıklarla olur  gidişin…

Boşluğa düştüğünü bilirsin…

Ve boşlukta ağlayarak gülersin…

Şiirler yoktur o boşlukta…

Ardında kalanları, ardında bıraktıklarına emanet edersin…

Bildiğin tüm şiirlerin hatırına, sevdiğin tüm şairlerin hatırına yaşadığın günleri güzel kabul edersin…

Seni düşünüyorum yine. Yüreğim coşkun bir fırtına sonrasındaki berraklığı yaşıyor seni düşündüğümde. Köpük köpük… Her şeyden arınmış… Ve çıkılacak yolculuğun hayaliyle sakin…