Levent Altun yazdı

  • 2016-11-29 01:32:24 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

‘Çok eskilerden…’ diye duymuşluğunuz vardır sizin de.

Çayırova’da çeşit çeşit meyveler yetişirmiş. Dilovası’nda kirazlar. Darıca’da zeytin, Gebze’de enginar.

İsminin içinde ‘ova’ geçen iki tane ilçemiz var. Çayırova ve Dilovası. Oysa bugün ne ovalıkları kalmış ne de çayırlıkları.

Köylerde eskiden tarım ürünleri yetiştirilirdi. Sebze, meyve. Hayvancılıkla uğraşırdı köylüler. Geçim kaynakları buydu. Süt sağarlardı, yakın şehirlere satarlardı.

Şimdi yapmıyorlar.

Sebebi çok basit. Sebze-meyve yetiştirdikleri arsaları satmak daha fazla para kazandırıyor çünkü onlara.

Eskiden tarlaydı. Şimdi sanayi arazisi oldu oralar.

Gebze’nin hızlı sanayileşmesi ve kabına sığmayan hormonlu büyümesi yüzünden Gebze’ye yakın köyler de bu büyümeden nasibini aldı!

Gebze’ye sığmayan sanayi, köylere doğru genişlemeye başladı. Organize sanayi bölgesi adı altında köyler sanayiye dönüştürülmeye başlandı.

Organize sanayi bölgeleri, fabrikaların bir alanda toplanması açısından yine bir anlamda iyi, asıl tehlike çarpık ve ruhsatsız olarak faaliyet gösterenler.

Sanayinin bu hızlı büyümesi yüzünden Gebze’nin köylerindeki araziler de fiyat olarak artmaya başladı.

Eskiden, binlerle ifade edilen arsa fiyatları milyonlara dönüşmüş. Köylü de üretim yapacağına araziyi satmayı daha karlı görmüş.

Meyve üretse, zahmeti var! Bir de satıp bu işten para kazanması ayrı bir dert!

Hayvan beslese, zahmet! Sütünü sağsa zahmet! Ahırlar da kokuyor zaten!

Onun yerine babadan-dededen kalma arazileri sıkıştıkça dönüm dönüm satmak hem kolay hem kazançlı!

Geçtiğimiz günlerde Gebze’nin Pelitli köyünde yoğurt üretimi yapan Aral Çiftliği’ne gittim. Firma sahibi Enver Bostancı ile sohbet ettik. Enver abi, yoğurt üretmek için ihtiyaç duyduğu sütü Burdur’dan getirttiğini söyledi. Çünkü Gebze’nin köylerinde ne hayvancılık ne de tarımla uğraşan neredeyse kalmamış!

Köylüler kendince haklı!

Arazileri değerlenmişse, tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktansa neden satıp daha çok para kazanmasınlar değil mi!

Bu işleri planlayacak olan, memleketi yönetenler. Keşke demeyi hiç sevmem ama demeden de geçemiyor insan.

Keşke sanayi Gebze’de hormonlu ve çarpık büyümeye başladığı zaman düzgün bir planlama yapılsaymış da şehir ve köyler bu hale gelmeseymiş!

Ova diye söylediğimiz Dilovası boya, kimya, demir-çelik üretiminin merkezi olmuş. Yollarda kamyon ve TIR trafiğinden geçilmiyor. Kirlilik zaten yıllarca konuşulan ve şikayet edilen bir konu olmuş. Eskiden insanlar kulaklarına kiraz takardı, şimdi kömür tozu yağıyor!

Bir başka ovamız Çayırova, rant ovası haline gelmiş. Şekerpınar’ın bir tarafı otomotivcilere bahşedilmiş, bir tarafı da bankacılara. Çayırova’nın merkezi ise yeni şehirleşme ve inşaat sektörü ile siyasetçilerin rant kapısı haline gelmiş.

 

Dün bir haber okudum, Çayırova belediye başkanı Şevki Demirci, “30 yıllık yapılamayanları 2,5 yılda yaptım, ben Çayırova için şansım” demiş. Başkan Demirci’nin mütevaziliğine hayran kaldım! Yolları yama yapmak, semt pazarı açmak, ağaç dikmek dev proje olmuş Çayırova’da! Ne diyelim, Çayırovalılar bu şansı iyi kullansın bari..!