Ayşe Altan yazdı

  • 2016-10-14 08:57:28 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Ayşe Altan yazdı

“Ben miyim ben, sen misin sen, ben mi sen,

  Ben miyim, sen sensin elbet, sen de ben,

  Ey hatemli yâr, seninle bir hoşum

  Sen mi bensin, ben mi sen, geç şüpheden”

der Mevlâna, sevgilisine.

 Ne güzeldir, karışabilmek birbirine. Ne güzeldir, senlik benlik düşünmeden, biz olmanın güzelliğinde çoğalabilmek. Bir tek ruh, bir tek yürek olarak yaşayabilmek, ne güzeldir. Aynı gözle görebilmek denizi, aynı gözle süzebilmek masmavi gökyüzünü, yıldızlara aynı elle dokunabilmek… Ne güzeldir. Biz olabilmek için, ille de dizdize, yan yana, dipdibe oturmaya  gerek yoktur aslında. Hissetmek, yürekten düşünmek yeterlidir. Birbirini seven insanlar birbirlerinden çok  uzakta olsalar da , biz olmalarına engel olamaz bu uzaklık. O zaman, ben silinir zihinlerden.  Sen, diye bir şey de artık söz konusu değildir. Biz kelimesinin güzelliği, yürekten seven insanların yüreğini titretir…

Ve Fuzuli, bu ruh güzelliğinin etkisiyle söylemiştir

“ Eğer, ben ben isem, nesin sen

  Yok, sen sen isen, ya ben neyim ben”

dizelerini. Birbirinde kaybolmak, kendini unutmak, aynı nefesi alarak, aynı bahara uyanmak…

“ Her ben, dolaylı bir şekilde bir seni anlatış, bir senden yakınıştır.

  Çünkü benim yerim, seninle onun arasındadır.

  Ve ben değildir bana yakın olan, sensin

  Ben, ben olsam, dilbilgisi kitaplarındaki tekil şahıs zamirlerini

  Şu sıraya göre düzenlerdim,

  Sen,ben, o

  Başta, sen gelir, çünkü ben diye bir şey yok sen olmadıkça

  Her ben, ben’liğini, sen’le anlar”

Behçet Necatigil de sevdiğinde kaybolmuştur yazmakla bu şiiri. Sevdiğinde kaybolmuştur ve unutmuştur kendini.

 Ve Özdemir Asaf şu şiiriyle yakalamıştır gözlerinden, biz olabilen bütün sevgilileri,

“Bensiz seni, benden başkası anlamaz

  Sensiz beni, senden başkası anlamaz

  Senden benden, bize olanca varmadan

  Bizsiz bizi, bizden başkası anlamaz”

Sevdikten sonra, ille de Yunus gibi sevmek gerek, diye düşünürüm her zaman. İlle de Yunus gibi hissedebilmek, Yunus gibi kavrulmak… Yunus gibi yanarak, kendi küllerinden sevgisini yaratmak,

“ Severim ben seni candan içeri

  Yolum vardır, bu erkândan içeri

  Beni bende demen bende değilim

 

  Bir ben vardır bende benden içeri”