Musa Yılmaz'dan önemli açıklamalar

  • 2016-10-07 04:54:14 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Musa Yılmaz'dan önemli açıklamalar

RÖPORTAJ LEVENT ALTUN

CHP’de bir dönem il başkan yardımcılığı yapan ve CHP’nin Gebze ilçe kongresinde başkan adayı olan Musa Yılmaz’a, hem kongre öncesi hem de parti toplantılarında dile getirdiği 2502 formülünü sorduk. Yılmaz, Gebze’de 2502 sokak olduğunu belirterek, “CHP’nin yereldeki başarısı ancak sokaklara inmekle olur. Bu da, sokak örgütlenmeleriyle mümkün. Gebze’de 2502 sokak var, her sokakta iki partilimizi görevlendirsek 5004 kişi eder. Bu 5004 kişinin aktif çalıştığını düşünsenize? Şu anda ilçe başkanı toplantılara 40 kişinin katıldığından şikayet ediyor. Şikayet yerine nedeni araştırılmalı” diye konuştu.

AKP’nin 15 yıllık iktidarında yerel yönetimlerin etkin olduğunu kaydeden Musa Yılmaz, “Yerel politikaları doğru oturtmak, insanları dışlamadan politika yapmak lazım. Bu ne yazık ki Kocaeli genelinde ağır bir hastalık. Yönetici olana kadar farklı, olduktan sonra farklı bir kişilik ortaya çıkıyor” dedi.

 

Delege ve yöneticilik sözü verseydim, kongreyi kazanırdım

 

CHP Gebze ilçe örgütünün son kongresinde başkanlık için aday olan ancak seçimi kaybeden Musa Yılmaz CHP’deki yanlışlıklardan birinin, ‘Küçük olsun benim olsun’ düşüncesi olduğunu belirterek, “Bu düşünceyle delege üzerinde çalışma yapıyorlar. Ben aday olduğum süreçte bir tane delege yaptırmayı kendime yediremedim. Eğer 3 kişiye kurultay delegeliği ve il yöneticiliği sözü verseydim, kongreyi kazanırdım” diye konuştu.

Yılmaz, kongre sürecini şöyle anlattı:

“İlk defa yapılmayacak bir şey yaptım. 9 ay kala adaylığımı açıkladım. İyi çalıştığıma inanıyorum. 9 ay boyunca ulaşabildiğim tüm partililere, üyelere, delegelere ulaşmayı başardım. Hem birebir hem toplu toplantılar yaparak. Ekibimle oluşturduğum projeleri paylaştım. Bana göre ilçe kongresini de arzu ettiğim sonucu bütün olumsuzluklara rağmen elde ettim. Projeler kabul gördü. Tek nokta, Gebze’deki kanaat önderleri, delege ağaları tarafından kabul görmedi. Bizim projemiz delege ağalarına son verecek, halk ve köylerle iç içe olacak. Bu durum onların işine gelmedi. En çok üzüldüğüm nokta, Yakup Yılmaz’ın tutumudur. Kırgınlık değil. 3 dönem maddi-manevi destek vermeme rağmen, kendisiyle sürekli kavga eden insanlarla birlikte olup benim karşımda yer alması beni incitmiştir.”

 

CHP, GEBZE’DE ÇOK YETERSİZ

 

CHP’nin Gebze’de çok yetersiz olduğunu ileri süren Yılmaz, “Gebze’de izlemesi gereken politikaları hayata geçirmiş değiller. Çalışmaları yetersiz. Üyeleri hareketlendirecek olan yöneticiler. Gebze büyük bir metropol ilçe. Siyaset yapmak çok zor. Önce zamanı olacak ilçe başkanı ve yöneticilerin. 24 saat çalışmaya ihtiyacı var. Ekonomik yetersizlikten dolayı yapılması gereken etkinlikler yapılamıyor. Halka yönelik siyaset geliştirilirse ve doğru çalışma yapılırsa ekonomik sorun yoktur. Yeter ki insanlar fedakarlık yapabilsinler doğru politikalarla doğru insanları tespit etsinler. Vatandaşlara, köylere, mahallelere yönelik etkinlikler olmalı. Oysa mahalleler ve köyler çok ihmal ediliyor. Genel merkez ne kadar politika geliştirirse geliştirsin eğer il ve ilçe örgütleri halka ulaştıramıyorsa eksiklik vardır” dedi.

 

KÖY PROJESİ GELİŞTİRMİŞTİK

 

“İlçe başkanlığını kazansaydık, köylere yönelik önemli projeleri hayata geçirecektik” diyen Yılmaz, Her yıl bir kez yapmak üzere 3 gün sürecek ‘Ben Köylüyüm’ şenliğini CHP çatısı altında yapacaktık. İkincisi ise her köyden 3’er öğrenciye –birisi kız çocuğu olmak kaydıyla- burs vermek. Köylerle sürekli iletişim halinde olmak. Oysa 9 ay geçti, bir cenaze dışında hiçbir köye gidilmedi. Köylerde CHP’li var ama sahipsiz” diye konuştu.

 

MECLİS ÜYELERİ İLÇEDEN KOPUK!

 

CHP’nin Gebze belediye meclis üyelerinin ilçe örgütü ile kopuk olduğunu ifade eden Yılmaz, “Meclis üyeleri ilçe yönetiminden kopuklar. Bunun sorumlusu da ilçe yönetimidir. Geçen süreçte ‘Patron benim’ ifadesi kullanmıştı, talihsiz bir açıklamaydı. İlçe başkanının bir üyeden farkı yoktur. Meclis üyelerinden memnun değilim deme lüksüne sahip değildir. Güçlü ilçe yönetimi meclis üyelerini çalıştırır. Üzerinde etkinliğini oluşturamamış bir ilçe yönetiminin meclis üyelerinden performans alması mümkün değil. Meclis üyelerinin kopuk olmasının sorumlusu da ilçe yönetimidir. İki meclis üyesinin istifası da bundan kaynaklanıyor” şeklinde konuştu.

 

SİYASET, İŞ HAYATIMIN ÖNÜNE GEÇTİ

 

Aynı zamanda işadamı olan Musa Yılmaz, siyasete girdikten sonra siyaset hayatının iş hayatından öne geçtiğini belirterek, “Siyaset benim yaşam biçimim. İş hayatımdan önde gidiyor. İş ve siyaset hayatı aynı anda yürümüyor. 2002’ye kadar iş hayatı, siyasetten çok öndeydi. 2002’de geçmişte yapılmış hatalardan doğan AKP süreci ile beraber siyaseti işadamlığımın önüne taşımaya çalıştım. Çünkü ülkemin AKP zihniyetiyle kötü noktalara taşınacağı algısı oluşmuştu ve bunda da yanılmadım. Musa Yılmaz olarak, 2002’den itibaren siyasi olarak AKP ile barışık politika izlemiş olsaydım ekonomik hayatım bugün var olanın belki çok çok üstünde olacaktı çünkü bu zihniyete karşı duruşumla yapmış olduğum projelerimin birçoğu engellendi hatta 60 çalışanı olan iş sektörünü kapatmak zorunda kaldım. Aşırı derecede baskı gördüm. Müteahhitlik sektöründe halen problemler yaşıyorum. Hakkı olmayanlara uyduruk haklar tanındı, ama bizler AKP’yi desteklemediğimiz için hakkımız olanları bile alamadık.

 

BASKILARA RAĞMEN MÜCADELEYE DEVAM

 

Bütün bu baskılara rağmen ülkenin geleceği adına bizden sonraki nesiller adına siyaseti iş adamlığının önüne çıkararak dik duruşumuzla mücadele ediyoruz. Gerekirse bedel ödüyoruz ama sessiz kalmıyoruz. Çevremizde bazı insanlar siz işadamısınız işinize bakın, işinizi yürütün, siyaset sizin neyinize diye çıkışlar yapıyorlar. Tek bir cevap var bunlara. Benim mücadelem 35 yaşındaki öğretmen kızımın çarşaf giydirilmemesi mücadelesi ve sizin çocuklarınızın gelecek mücadelesidir. Çünkü Türkiye laik, sosyal hukuk devleti olmaktan çıkarılıp teokratik faşist emperyalizmin işbirlikçisi tek adamlığa doğru taşınmaktadır. Siyaseti kurumsal anlamda ve Türkiye’nin gerçeklerini göz önünde bulundurarak yapabileceğim en iyi kitlesel partinin CHP olduğu için ve özünde devrimci ideoloji yattığı için bu yapı içerisinde siyaset yapmayı kendime uygun gördüm. 2002’de Gebze ilçe örgütüne üye oldum o günden beri de CHP çatısı altında siyaset yapıyorum.”

 

İZMİT LOBİSİ GEBZE’Yİ DIŞLIYORDU

 

2011-2015 tarihleri arasında Yalçın Kuşkan başkanlığında il yönetim kurulu üyeliğine seçilen ve il başkan yardımcılığı da yapan Musa Yılmaz o dönemi şöyle anlattı:

“Yalçın arkadaşımızdan umutluydum, iyi bir ekibimiz vardı ancak ilk 1 yılımız partinin bir yerlere taşınması için siyaset yapan bir anlayışa sahiptik. Sonraki süreçte İzmit lobisinin hastalığı hortladı ve özellikle İl başkanımız Yalçın Kuşkan arkadaşımız kendi siyasi geleceğine yönelik çalışmalar yapınca yönetim kurulunda bölünmelere neden oldu. İzmit lobisinin Gebze üzerindeki dayatmaları sonucu Gebze’yi dışlayan siyaset anlayışını ortadan kaldırmak için kendime bir misyon yükleyerek ilçe örgütüne aday olmayı düşündüm.

 

İlçe kongrelerine 1,5 yıl varken il başkanı ve yöneticilerine söyledim. Öyle bir yapı oluşturacağız ki, İzmit lobisi Gebze siyasetini yönlendiremeyecek” düşüncesindeydik.

 

VATANDAŞIN CHP İLE SORUNU YOK

 

İlçe yönetiminin daha donanımlı ve çalışkan olması gerektiğini vurgulayan Musa Yılmaz, “Vatandaşın CHP ile sorunu yok. ‘CHP ilçe örgütünü yönetemiyor, bizi nasıl yönetecek’ diyorlar. Halk genel merkezden çok, ilçe örgütünü muhatap almak istiyor. Bu nedenle süreklilik arz eden politikaların üretilmesini istiyorlar. İlçe yönetimi Ekonomik, sosyal-kültürel, eğitim olarak daha donanımlı olmalı. Makamda oturmakla ilçe başkanlığı yapılmaz, 24 saat çalışma zorunluluğu var. Günde 1-2 saat görev yapmakla, 1-2 mahallede gezmekle, haftada bir toplantı yapmakla olmaz” dedi.

Gebze’nin diğer ilçeler için de bir lokomotif olduğunu vurgulayan Musa Yılmaz, en kolay seçim kazanılabilecek ilçenin Gebze olduğunu, bu yönüyle de Gebze’nin Kocaeli için bir mihenk taşı niteliğinde olduğunu sözlerine ekledi.