Levent Altun yazdı

  • 2016-07-14 12:46:31 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

Suriyelilere ‘pis’ ve ‘defolun’ demenin alkış aldığı, onları hor görenlere ‘helal olsun’ denildiği günleri yaşıyoruz. 

Bu girişten sonra bile birçok kişinin, ‘Yoksa Suriyelileri mi savunacak?’ kaygısı taşıdığının farkındayım.

Evet toplumumuz Suriyelileri bir türlü sevmedi, sevemedi.

Belli ki sevemeyecek de.

Çünkü Suriyeliler ülkemizde hep olumsuzluklarla anılıyorlar.

Küçük olanları her sokak başında ve trafik ışığında arabalarımızın yanında bitiyorlar ve para dileniyorlar.

Kadınlarının adı fuhuş, erkeklerin canlı bomba ile anılıyor.

Türkiye’nin birçok şehrinden kavga, gasp, hırsızlık haberleri yayılıyor.

Ülkelerindeki iç savaştan ‘yaşam’ kaygısıyla kaçtıkları için ‘korkak’ ve hiçbir işe yaramayan kitle olarak görülüyorlar.

Tüm bunların üstüne Suriyelilere tanınan haklar, toplumumuzun Suriyelilere bakış açısını iyice olumsuzlaştırıyor.

Eğitim, barınma ve yardım konusunda Türk vatandaşlarına tanınanların daha fazlasının verildiği eleştiriliyor.

Ben konuya daha farklı bir açıdan bakmak istiyorum.

Suriyeliler gelmeden önce memleketimiz çok mu yaşanır bir seviyedeydi?

Her şey güllük gülistanlıktı da, Suriyeliler mi bizim refahımızı yerle bir etti?

Devletin sağladığı hizmetler ve yardım konusunda bugüne kadar eşsiz bir adalet uygulanıyordu da, Suriyeliler mi bu adaleti çökertti?

Devletin tüm kaynaklarının kendi siyasal yandaşlara peşkeş çekildiğini ne çabuk kabullendik?

Devletin kadrolarına, kendi adamlarının yerleştirdiğini ne çabuk unuttuk?

Gezi eylemlerinde kendi gibi düşünmeyen insanların ‘çapulcu’ diye damgalandığını, Cumhuriyet yürüyüşü yapanlara ‘hain’ gözüyle bakıldığı hafızalarınızdan ne çabuk silindi?

En temel anayasal hakkını kullanarak sendikaya üye olan işçilerin işten atılarak ekmeğiyle oynandığı günler çok mu geride kaldı?

 Hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı için maden facialarında yaşamını yitiren işçilerin acısı ne çabuk silindi yüreğinizden?

Düşünce özgürlüğü, insan hakları, özgürlük, adalet, anayasal haklar, demokrasi kavramları toplumumuzda ‘ayrım’ olmaktan çıktı da sadece benim mi haberim yok?

Daha düne kadar bu ülkede eksik olmayan dindar-dindar olmayan, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, paralel-dikey ayrımları bitti de, Suriyelileri sevenler ve sevmeyenler ayrımıyla mı besleneceğiz artık?

Sağcılara ‘yobaz’, solculara ‘vatan haini’ diyenler bir araya gelip, Suriyelileri ülkeden defetme derneği mi kurdular?

Cehalet, şiddet, açlık, işsizlik, ahlak erozyonu sorunlarını çözdük de, Suriyelileri ülkemizden defetmek mi kaldı sadece?

Suriyeli kadınlarla seks yapan, erkeklerini sigortasız çalıştıran, küçük çocukları taciz edip ahlaksızca kullanan vatandaşlarımızı nereye koyacağız?

 ‘Ülkemizde bunca açlık ve işsizlik varken…’ diye başlayan cümlelerin sahiplerine bir çift sözüm var.

Ülkemizdeki açlık ve işsizliğin sebebi Suriyeliler değil, lütfen önce bu konuda anlaşalım. Açlık ve işsizlik dün de vardı.

Hükümetten beklentimiz, ‘zaten aç ve işsiziz Suriyelileri gönderin’ şeklinde değil, ülkedeki açlık ve işsizliği önlemesi yönünde olmalıdır.

Ülkedeki kötü gidişatı, ‘Suriyeliler yüzünden daha kötü olacak…’ kaygısıyla kabullenmek, ülkemizdeki temel sorunların üstünü örtmek kolaycılıktır.

Yine de, ‘Suriyeliler gitsin, dertlerimiz bitsin’ düşüncesindeyseniz, hadi hep beraber bağıralım.

 

Pis Suriyeliler, defolun ülkemizden. Mutluluğumuzu bozmayın..!