Levent Altun yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

CHP’nin özellikle son dönemde ana muhalefet partisi olma sorumluluğunu zedeleyen, stratejiden yoksun siyaset anlayışı hem parti içinde krize neden oluyor hem de umudunu ana muhalefete bağlayan kamuoyunun diğer kesimleri için hayal kırıklığı yaratıyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli ve dürüst bir insan olduğu yönünde hiç kimsenin kuşkusu yok. Ama şu da bir gerçek ki siyasette bu vasıflar kesinlikle yeterli değil.
CHP’nin en büyük sorunu, Kılıçdaroğlu’nun elini güçlendirecek, hata yapmasını engelleyecek, doğru hamleler yapmasını sağlayacak ve ayakları yere basan siyaset üretecek bir kadronun olmaması. 
Atatürk posteri yüzünden başlayan ve milletvekili ihracıyla sonuçlanan o kriz bile düzgün yönetilemedi, partinin itibarı uzun süre tahrip edildi.
CHP’nin üst kadrolarındaki bu dağınıklık, ekip olamama, nitelikli insanların üst akıldan uzak tutulması ve kişisel hesaplaşmalar ne yazık ki partinin dengesini altüst etmiş durumda. 
Parti içindeki bu çatlağın en somut örneğini de dokunulmazlık konusunda görüyoruz. 
Hükümetin, dokunulmazlıkları kaldırmak için hazırladığı anayasa değişikliğine Kılıçdaroğlu, ‘Anayasaya aykırı ancak evet diyeceğiz’ derken, birçok CHP’li milletvekili ‘hayır’ oyu kullanacağını açıkladı. CHP’nin bu uluorta tartışması ve çatlak sesinin sokakta yarattığı algıyı varın siz düşünün! 
Parti içindeki bu çatlak ses ve krizler, CHP’de parti içi demokrasinin iyi işlemediğini gösteriyor. Eğer iyi işleseydi, parti içinde kıyasıya tartışılır, ortak görüşe varılır ve kamuoyuna net bir duruş sergilenirdi.
CHP ile ilgili bir başka ilginç gelişme ise geçtiğimiz günlerde Antalya’da yaşandı. Partinin 24. Dönem milletvekilleri Antalya’da toplanarak dokunulmazlıklarla ilgili bildiri yayınladılar. CHP’de ilk kez eski milletvekilleri böyle bir toplantı yaptı. Kocaeli eski milletvekillerinden Mehmet Hilal Kaplan ve Hurşit Güneş de bu toplantıya katılan 60 vekil arasındaydı. 
Toplantı ile ilgili görüşünü aldığım Kocaeli eski milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla milletvekillerinin artık yasama kürsüsünü kullanamaz hale geleceklerini, dokunulmazlıkların kaldırılmasının bir tuzak olduğunu ve CHP yönetiminin bu tuzağa düşmemesi konusunda uyarılması gerektiğini söyledi. Kaplan’a göre, milletvekillerinin iktidarı denetleme görevini yerine getirebilmek için söz ve eylemlerini her ortamda özgürce dile getirebilecekleri anayasal ve fiili güvence sağlanmalı.
Eski milletvekillerinin, mevcut milletvekillerine göre düşüncelerini daha özgür, daha cesur ve daha objektif bir şekilde açıklayabilme avantajları var. 
Ancak buradaki sorun, aktif milletvekili iken inandıklarını ve söylemesi gerekenleri - dışarıdan söylemek yerine, içerideyken- söyleyememe sorunudur. 
Bu sorun da işte CHP’nin kendi içindeki demokrasi, kurumsallık ve işleyişteki sorununun bir parçasıdır.
Sonuç olarak, dokunulmazlık konusu CHP’deki üst yönetim ve parti içi uyumsuzluğunu gün yüzüne çıkaran bir sendromdur.

 

Bu sendrom tedavi edilmezse, hem bu partiye gönül verenler hem de CHP’yi umut olarak görenler büyük hayal kırıklığı yaşayacak.