Levent Altun yazdı

  • 0000-00-00 00:00:00 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

17 Ağustos, bize ne yazık ki hep o korkunç geceyi ve kaybettiğimiz on binlerce insanımızı hatırlatıyor.
Bir gece yarısı büyük bir korku ve panik içinde insanların kendilerini evlerinden dışarı attığını…

Şehrin aynı anda her yerinde kaoslar yaşandığını…

Sokaklara dehşetin ve korkuların hakim olduğunu dün gibi hatırlıyorum.
Resmi rakamlara göre 20 bine yakın oysa bazı açıklamalara göre 50 binin üzerinde insanımızı kaybettik 16 yıl önceki, o depremde.

Yüz binlerce insanımız yaralandı.

Bir o kadar bina yıkıldı, kullanılamaz hale geldi.
‘Depremle yaşamaya alışmalıyız’ reçetelerini dinlemeye başladık uzman deprem doktorlarından!
Sonra halkımız kendiliğinden uzmanlaştı! Yer sarsıntılarını tahmin etme konusunda rasathane ile yarışmaya başladı!
Ama aradan 16 yıl geçmesine rağmen hiç kimse depremden ders almadı.
‘Deprem öldürmez çürük bina öldürür’ gerçeğinden ders almak yerine yine işin kolaycılığına kaçtık, yine akıllanmadık!

Bir sonraki felakette yine ağlamak yine dehşete düşmek için!
Peki vatandaş böyle de, bu ülkeyi yönetenler ders aldı mı?

Gerekeni yaptı mı?

Koskocaman hayır!
Ya o depremde on binlerce insanın yaşamını yitirmesine neden olanlar hak ettikleri cezayı aldılar mı?
O insanların ölmesi sadece kader miydi?

Aç gözlü ve merhametsiz müteahhitlerin hiç günahı yok muydu?
Yargıda ceza almadıklarına göre hiç günahları yoktu!
On binlerce kişinin öldüğü depremde 40-50 kişi suçlu bulundu. Suçlularla ilgili binlerce dava, zaman aşımından dolayı düştü.
Adalet yerini bulmuş olsaydı ve o insanların ölümüne neden olanlar yargılanıp cezalarını çekseydiler belki bugün bir başkaları aynı şekilde davranamayacaktı.
Yani müteahhitlerin aç gözlü ve merhametsiz olanları insanlara betondan mezar yapamayacaklardı.
Deprem uzmanları belli bir süredir Marmara Denizi’nde her an 7 büyüklüğünde bir depremin beklendiğini söylüyorlar.
Ama bakıyorum hiç kimsede ne bir hazırlık var ne de bir çaba.

Felaket geldiğinde ise 17 Ağustos manzaraları yaşanmaya başlayacak.

 

Deprem şehirleri yerle bir edip coğrafyasını değiştiriyor ama kafaları bir türlü değiştiremiyor! Oysa asıl enkaz kafalarda…