Levent Altun yazdı

  • 2015-06-09 12:00:18 Tarihinde Yazıldı
  • yazdir Yazdır
Levent Altun yazdı

7 Haziran seçimleri ile ilgili en özet yorumum, bu seçimlerin Türkiye’ye biraz olsun nefes aldırdığıdır. Özellikle de demokrasinin geleceği açısından.

Bakmayın siz bazı kesimlerin halkı ‘istikrar’ diye kandırıp ‘kaos çıkacak’ diye korkutmalarına. Zaten son birkaç seçimde seçmenlerin belli bir kesimi, bu istikrar ve kaos düşünceleri yüzünden AKP’ye oy veriyordu.

Ama artık önemli bir kesim oy vermekten vazgeçtiyse, ‘ne olacaksa olsun’ diye düşünmeye başlamışlar demektir.

Peki bu seçmeni bu düşünceye itenler nelerdi?

Elbette en önemli gerekçe, Recep Tayyip Erdoğan faktörü. AKP’nin kemikleşmiş ve Erdoğancı seçmen kitlesini saymazsak, önemli bir kesim Erdoğan’ın son yıllardaki ayrımcı ve otoriter tavırlarına çok tepkili.

Başbakanlığı döneminde halkı ayrımcılığa iten, kutuplaştıran ve özellikle Gezi eylemleri süresince nefrete dayalı politikaları tepki çekmişti.

Özellikle 17-25 Aralık operasyonlarının yapıldığı süreçte ise ‘Paralel’ adını verdiği yeni düşmanı (!) Türkiye ile tanıştırması ve her suçu o çevreye yıkması inandırıcılık konusunda Erdoğan’ı sınıfta bıraktı.

Bunu yaparken de, devletin tüm kademelerinde kendi kadrolaşmasını sağlaması, karşıt görüşlü insanların ciddi bir şekilde mağdur edilmesi, toplumda diktatörlüğe doğru gidiş konusunda ciddi bir endişe uyandırdı.

Cumhurbaşkanı olduğu süreçte yaptıkları ise bu korkuları daha fazla artırmaya başladı. ‘Tarafsız’ olması gereken bir Cumhurbaşkanının 7 Haziran seçimleri için şehir şehir dolaşıp meydanlarda miting yapması, AKP’ye oy istemesi, diğer partileri ağır hakaretlerle eleştirmesi, kendisi gibi düşünmeyen insanları düşmanlaştırması bardağı taşıran son damla oldu.

Artık insanlar, Recep Tayyip Erdoğan’a eskisi gibi inanmıyorlar. İşin daha önemli kısmı, insanlar artık Recep Tayyip Erdoğan’dan korkuyorlar! Bu seçim, ‘korkunun ecele faydası yoktur’ düşüncesinden yola çıkarsak, ‘Erdoğan olmasa da elbet olur’ zihniyetinin de dışa vurumudur.

AKP’de çok büyük düşüş olması zaten beklenmiyordu. Çünkü zengin kesimlere ihale ve rant, fakirlere de bu kadar geniş kapsamlı yardım yapıldığı bir süreçte, bu zaten olanaksızdı. AKP’deki düşüş en fazla, AKP sayesinde zengin olanları korkutuyor.

Bu seçimin ikinci kaybedeni kesinlikle CHP’dir. Oy oranını artırmayı bırakın, düşüş yaşadı. MHP’de biraz kıpırdanma oldu. HDP ise bu seçimin kazananıdır. Türkiye bu seçim sonuçlarıyla farklı bir siyasal yapıya büründü.

‘İstikrar’ sözcüğü AKP’nin işine yarayan ve insanları korkutan bir öcüydü. Elbette ülkede zaman zaman istikrarsız dönemler de olacak ama istikrarsızlık, elbette ki insanların ötekileştirildiği, düşman görüldüğü ve tek adamcılığa giden bir süreçten daha fazla zarar vermez bu ülkeye.

 

Bu sonuçlar, hem siyasi partilerin ayaklarını yere basmasını sağlayacak hem de zedelenen demokrasimizin onarımını sağlayacaktır.